menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Git kendine bir ölümcül hastalık bul!

10 0
02.03.2026

Git Kendine Bir Ölümcül Hastalık Bul!

Adı, hafızamda Nietzsche Ağladığında isimli kitabıyla yer etmiş bir yazar: Irvin Yalom. Fakat ne o kitabını ne de başka bir kitabını henüz okumamıştım. Kitaphaber İstanbul Okuma Grubu olarak bu ayki değerlendirme kitabımız, Yalom’un 2012 yılında yazdığı Günübirlik Hayatlar kitabıydı. Bu sayede ben de merak ettiğim bir yazarla tanışmış oldum.

Kitaba ilk öyküde ısınamadım. Fakat pes etmedim. İyi ki de etmemişim. Çünkü ısınmam her öyküde biraz daha arttı. On öykü var. Çoğunda ya başkarakter ölümcül hasta ya da onu sarsan bir ölüm, bir yakını ile ilgili gerçekleşmiş. Tamamı terapi seanslarıyla geçen kitap, genel olarak ölüm korkusu ile yaşamayı öğrenmek üzerine. Bazen içim kararmadı değil. Fakat kitabı bitirdiğimde ilk öykü de dâhil bütün öykülerin değeri gözümde bir kat daha arttı. Galiba bunda Yalom’u her öyküde biraz daha tanımak da etkili oldu. Hatta çoğu öyküde kendimi onun terapisti gibi hissettim. O hastalarını dinliyordu, ben hem o hastaları hem de Yalom’u dinliyordum. Seksen bir yaşındaydı ve ölüm korkusunu gelgitlerle de olsa yaşıyordu. Kitabı eşine şu cümle ile ithaf etmişti: “Eşim Marilyn’e… Birlikte geçen altmış yıl bana az geliyor.” Aslında onu kaybetme korkusunu da yaşıyor Yalom. Ne ilginçtir ki eşi bu cümleyi yazdıktan beş yıl sonra, seksen yedi yaşında kanserden vefat ediyor.

Beni en çok etkileyen öykü “Git Kendine Bir Ölümcül Hastalık Bul” isimli öykü oldu.

Bu öyküde altmış üç yaşında ve kanserin son evresinde olan Ellie isminde bir kadın var. Editörlük yapan Ellie, kısa bir süre Yalom’dan terapi alıyor. Ona bir yıldan daha az ömrü kaldığı söylenmiş. Terapilerden sonra dünyayı gezmeye hazırlanıyor. Fakat buna takati kalmadığı için attığı bir........

© Dikgazete.com