Necmeddin Bilal Erdoğan / AKP’li Özlem Zengin
ZÜRİH, İsviçre
Her geçen gün “Erdoğan sonrası” dönem için adı daha sık gündeme gelen Bilal bey’i, babasından bağımsız bir siyasi aktör olarak değerlendirelim.
Kendisi tanınan bir kişilik ve O’nu objektif kriterler çerçevesinde değerlendirecek çokça veri var elimizde.
Konumuz “Cumhurbaşkanı’nın mahdumu Bilal” değil bu yazıda. Ülkeyi yönetmeye namzet siyasetçi; Sn. Bilal Erdoğan.
İnternet taramasında Bilal bey’in özgeçmişine dair şu bilgilere ulaşabildim:
23 Nisan 1981 yılında İstanbul’da doğmuş. 1999’da Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’ni bitirip, 2003 yılında ABD’nin Boston eyaletindeki Harvard Üniversitesi’ne devam etmiş. Aynı üniversite bünyesinde kamu yönetimi alanında yüksek lisansı var Bilal bey’in (Harvard üniversitesine kabulünde MOSSAD bağlantılı bazı isimlerin referans olduğu yönünde kamuoyu tartışmaları olsa da bunu doğrulayan resmi bir açıklama yok).
Öğrenciliği sırasında Dünya Bankası’nda staj yapan Bilal bey, doktora çalışmaları için İtalya’yı tercih etmiş. Ancak kayıtlarda doktoranın tamamlanıp tamamlanamadığına dair bir bilgi yok.
2013 yılında kurduğu “denizcilik ve inşaat” şirketiyle Bilal bey, 32 yaşında profesyonel iş hayatına başlıyor (“gemicik” tartışmalarından hatırlayacaksınız).
Aynı zamanda sivil toplum çalışmalarında da görünüyor Bilal bey o yıllarda. TÜRGEV, İnsan ve İrfan Vakfı, Türkiye Gençlik Vakfı gibi kurumlarda yönetici ve mütevelli olarak görev alıyor.
Daha sonraki yıllarda atçılık, okçuluk gibi faaliyetlerde bulunan kurumlara da öncülük ediyor.
Bilal Erdoğan, evli ve iki çocuk babası.
Bu kısa özgeçmişe baktığımızda gerek eğitimi gerek tecrübesi ve aldığı sorumluluklar çerçevesinde Bilal bey, siyaset için “neden olmasın” denilebilecek bir isim gibi.
Ancak son yıllarda aynelyakin müşahede edildiği üzere eğitim hatta diploma ortalama seçmen için “çok da önemli” değil.
Haydi tecrübe ve sorumluluklara bakalım; toplumda bunun saygı uyandıranı “tırnaklarıyla kazıya kazıya” bir yere gelmiş olmak. Bir noktaya gelmek; “getirilmek” değil yani. İkisi çok farklı.
Asıl önemlisi de bizde seçmen, kafaya bakar; “muhakeme yapıyor mu, kafa nasıl çalışıyor, iş tutma şekli nasıl, vizyoner mi!..” Kısaca; “akıllı” mı yani!
Tabii ki Bilal bey, akıllıdır bence…
Fakat seçmen bu; meydanda durduğu gibi durmuyor ki! Bakıyor!
Akıllı da; ne kadar akıllı?
Akıllı da; tek kendine mi akıllı, yoksa bana da akıllı mı?
Sayın Bilal........
