18 Mart 1915 Çanakkale’m

E. Komando Kd. Hava Albay Fevzi Yurtoğlu yazdı;

18 Mart 1915 ÇANAKKALE'M

Çok zor şartlar altında hayatlarını hiçe sayan, metrekaresine 6 bin merminin harcandığı o ‘kaos’da, toplara karşı tüfeğiyle, mermisi bitince süngüsüyle kora-kor karşılık veren ve tarihe şerefle not düşen bütün askerlerimizi ve komutanlarımı gurur, rahmet ve minnetle anıyorum. Lakin bu zor günleri seneler öncesinde düşünerek top tabya ve bataryalarını ve kalelerini tahkim ederek hazırlayan, 18 Mart Deniz Zaferinin hakiki mimarı, ulu insan, siyasi dehâ Abdülhamit Han'ı da ayrıca yâd ediyorum.

Katil İngilizler tarihlerinde, Kût’ül Amâre Savaşları'nda verdikleri 12 general ve 13 bin esirleriyle tarihinin en büyük 1. mağlubiyetini Irak'ta almışlardır. Bundan bir sene geçmeden 2. mağlubiyetini ise “yenilmez” denilen donanmalarıyla Çanakkale'de almışlardır.

Bugün, yine dünyanın en güçlü hava ve deniz ordusu olduğu bilinen vahşi dünya katilleri ABD-İtrail ile -İslamiyet’le ilgisi olmayan yönetimiyle- İran halen yeni bir savaşla karşı karşıyadır; “şeytanların çatışması” desem de bir tarafta yönü Kabe olan insanların da olması dengeyi bozmaktadır.

Bu harpte, karşılıklı zayiat oranı maalesef 1'e 1.000 gibi, korkunç bir farkla İran aleyhine devam etmektedir. 1915 Çanakkale'de, yine benzer güçteki İngiliz, Fransız, İtalyan birleşik ordusu ile Osmanlı Ordusu'nun karşılıklı zayiat oranı bire bir, yani eşittir. Ve savaş sonunda 250 bin leşleri dahil her şeylerini Gelibolu'da bırakarak defolup kaçmışlardır... İşte bizim ecdadımızın cesaret, yiğitlik ve ruh farkı. Önce, Vatan, Bayrak ve İslam, İman dediler. Uğruna milyonlarca şehit verdiğimiz Anadolu, İstiklâl Savaşı ile de verilmemiş ve sonsuza kadar Türk yurdu olarak kalmasının tapusu, bu iki harple alınmıştır. Lakin, masada ayak oyunları ve basiretsizliklerle kaptırılan Musul- Kerkük ile 3 bin Ege Adası'nın en az yarısı, 1974 Kıbrıs Harekâtı gibi, denize dökdüğümüz Yunan’dan ileride mutlaka telafi edilmelidir.

Benzer başarıyı umarım İran da alır. Rejimindeki zehirli fikir ve uygulamaları da ayıklar. Aksinde, İran'ın dıştan ya da içten çöküşü kaçınılmazdır!

Türkiye'nin bu vahşi savaştaki dengeli duruşuyla da gurur duyuyorum. Ve tabii ki; uçak ve uzay ve savunma sanayîne de devam. Hedefte nükleer enerji ve onun devamı nükleer silah üretimi de olması şarttır.

Siyonistler ve Haçlılar sözden değil, silahtan korkarlar...

Son söz olarak; 1985-90 arasında Bölük Komutanı olarak görev yaptığım Çanakkale Şehitlikleri, çamur deryasıydı; görülecek bir Türk Şehitliği yoktu!.. Ne kadar üzülürdük. Lütfen şimdi yeniden geziniz...

Selam ve saygılarımla...

Fevzi Yurtoğlu, dikGAZETE.com

-E. Komando Kd. Hava Albay, Stratejist, Uçak Mühendisi, Medipol Üniversitesi Öğretim Gör.-


© Dikgazete.com