We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

V. Vladimiroviç Putin’in zihninde dolaşmak (Rossiyskoe Gosudarstvo)

3 1 0
16.04.2022

Rus Şair Fedor Tyuçev der ki:

“Rusya akılla anlaşılmaz”

2022 Senesi büyük bir küresel değişimin başlangıcı oldu. Dünya, büyük bir salgının sancılarını ve yaralarını yeni yeni sarmaya başlıyor. Gözle görülmeyen virüsler, insanlığın en büyük düşmanı durumunda. Tehlike henüz geçmiş değil…

Bu arada, bu makalemden önce yazmış olduğum Küresel Soğumaya dikkat! başlıklı yazım, gelecek zaman diliminde dünyamızın ne tür değişikliğe uğrayıp, insanlığın ise nasıl sancılar çekeceğinin bir gerçek senaryosunu içermekteydi.

Dünya, salgınlar, savaşlar, iklim değişikliği, ekonomik sıkıntılar, gıdaya erişimin azalması, nüfusun artması, savaş teknolojilerinde ilerleme ve birçok konuyla alakalı olarak ileriki zaman dilimine doğru gündem oluşturmakta.

Şu an gündemde olan ve bir patlayıcının fitilini ateşlemek gibi görülmesi gereken “Rusya-Ukrayna Savaşı” tüm insanlığın dikkatini çekmesi gereken ve dünya ülkelerinin üzerinde acil kafa yorup, tedbir almaları gereken trajik bir kaos ortamı.

Tüm dünya ülkeleri Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasını kış mevsiminde sıcak oturma odalarında, kahvelerini içerek, keyiflerinden imtina etmeden, Oscar ödüllü bir filmi izler gibi izledirler-izlemekteler.

Savaşa dahil olmayan BM, AB ve diğer ülkelerin liderleri ‘dış politikalarında gereken (Samimi olmayan) sözlerle Rusya’yı yaptığından dolayı sadece kınadılar’, Ukrayna’da insanların öldürüldüğüne maddi tesir (Askeri müdahale vs.) yapacak bir şeye ise cesaret edemediler.

Kısacası: “Korktular!”.

Çünkü Ukrayna’yı işgal eden devlet, dünyanın ikinci büyük gücü olan Rusya’ydı.

Vaziyet böyle olunca, dış politikada ‘aslan’ kesilen kedigillerden ülkeler, korkudan kuyruklarını arka ayaklarının altına alıp, ilk defa kendi gerçekleriyle yüzleşip, kendilerinin sadece bir ‘kedi’ olduklarını gördüler.

Rusya ise dik duruşu ve Ukrayna’da yapmış olduğu katliamlara devam etti - etmekte - edecek de…

**

Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaşı, medya her gün sıcak gündem halinde servis etmekte.

Ülkemizde yayın yapan ve izlenme oranları yüksek olan kanalların, “her şeyi bilen yorumcuları”, iki aydır kanallar arası koşturmacayla halvet halindeler.

Ülkemizde, tarımdan kadın haklarına; ineklerin günlük süt üretiminden Japonya’da menopoza girmiş Japonlara, savaşlardan ekonomiye, siyasetten pop şarkıcılara, dinlerden dinsizliğe, armuttan hıyara kadar her şeyi bilen yarı asker emeklisi, yarıda evde huzuru kalmamış “sözde toplum çığırtkanları”, ülkemizin entelektüel vaziyetinin ne vahim durumda olduğunun resmidir.

Bir ülkede (Ülkem Türkiye’de), her şeyden anlayan ve hiçbir işe yaramayan bu görüntü ve ses kirliğinden kurtulmanın tek çaresi “işi ehillerine vermektir”. Tabii işi ehillerine verip söz sahibi yaparsanız, bu alanda nemalanan bu “sözde entelektüel” kesime akan vanalar kapanacak, vatandaşın zihni doğru bilgi akışına maruz kalacak, böylelikle zihnin idraki tetiklemesi neticesi, bilinç aydınlanıp, birey “neler oluyor?” diye soru sormaya başlayacaktır…

Böyle gereksiz şeylere ülkemizin ihtiyacı var mıdır?

Asla!.. Hayır! (!)

**

Ülkemizde (Türkiye’de), farklı çalışma alanında düşüncelerini yazan bir aydın olarak, savaşlara, çocukların ölmesine, bir ülkenin başka bir ülke misaklarına tecavüzüne, yönetimsel ve ekonomik olarak müdahalesine karşı birisi olduğumu belirtmek isterim.

Rusya’nın Ukrayna’ya başlatmış olduğu askeri harekâtı sonuna kadar kınıyorum. Ülkemizin kuzeyinde yaşanan savaş, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünya ülkelerinin tamamına yakınını etkilemekte.

Dünya basını ve genellikle de Türkiye basını yüzeysel olarak olup bitenlerden haber vermekte. Böylelikle şahsım da dahil olmak üzere ülkemizde yaşayan insanlarımız, yaşanan dehşeti anlamaya çalışmaktadır.

Bu makalemde, siz değerli okuyucularımıza, Rusya’nın Ukrayna’ya başlatmış olduğu askeri operasyonun sadece Ukrayna olmadığı, yapılan askeri harekatın belli bir temeli ve hedefi olduğunun kısa bilgilerini kaynakları ile sunmaya gayret edeceğim. Burada sunacağım bilgiler, ülkemizin haber kanallarında ‘her konuda uzman’ yorumcular ve akademisyenlerin anlatacaklarından ve yorumlama kapasitelerinin üstünde yer almaktadır.

Kısacası, Rusya’nın ve dolayısı ile Rusya Başkanı Putin’in zihnine yolculuk yapacağız.

Putin’in zihnine yolculuk yapmak, “Büyük Rusya Ülküsü”nün temellerine inip “Büyük Resmi” görmektir.

Günümüzü anlamak için tarihe yolculuk yapmalıyız.

Tabii ki Rusya tarihine.

Rus stratejisini ve ülküsünü öğrenmek için, Rusların bilim ve fikir insanlarının yazmış olduğu önemli yazıları ve görüşlerini okumak şart. Bendeniz de bunlardan az sayıda olanlara göz attım ve fazlaca sadeleştirerek sizlere arz ettim.

Yukarıda belirttiğim, sihirbazın şapkasından çıkacak olan büyük resim, çok önemli ve dünyanın gelecek zaman dilimini ilgilendirmekte olduğunu düşünmekteyim.

Bu büyük resmin bölümlerinden birinin adı: Rus Yayılmacılığıdır…

Rusya’nın yayılmacı tarihine bir göz atalım:

Rus Siyaset Bilimci Dmitriy Trenin şöyle demektedir:

“Rusya’nın yayılmacılığı coğrafyanın, tarihi koşulların ve özellikle de büyük düklerden, çarlara, imparatorlara ve komünist nomeklaturaya (SSCB Üyeleri) uzanan yöneticilerinin zihniyetinin sonucudur.

Bu liderler Rusya’yı dünyada dostu olmayan, sadece kendisine güvenebilecek, başarılı olması için güçlü olması gereken, hayati yaşam merkezlerini düşmandan mümkün olduğu kadar uzakta karşılamaya olanak tanıyacak kadar geniş bir ülke olarak görmüşlerdir.

Bir Rus bilim adamı Rusya’nın coğrafyayla ilişkisini tanımlarken geleneksel olarak bu kavramın coğrafi bir mefhum olduğunu, bu ülkenin dış sınırlarının onun kültürel ve uluslararası kimliğini tanımladığını, iç idari yapılanmanın da siyasal sistemin doğası ile doğrudan ilişkili olduğunu belirtir.

Rus Siyaset Bilimci Dmitriy Trenin, günümüz Rusya’nın ve dolayısı ile Putin’in zihninden geçenleri (Burada Putin kullanmamın nedeni, Putin’in Rusya demek olmasından dolayıdır.) ifade ederken “Rusya’yı dünyada dostu olmayan, sadece kendisine güvenebilecek, başarılı olması için güçlü olması gereken,..” önemli ve gerçek bir husustur.

Rusya ve dolayısı ile Ruslar, sadece kendine güvenen, amaçlarına ulaşmak için her türlü mekanizmayı politik bir hünerle kullanıp dizayn eden bir ülkedir. Buna örnek:

Ukrayna’da, Rusya lehine savaşan Ramazan Kadirov’dur. Rusya, geçmiş tarihlerde Çeçen coğrafyasında öldüremediği Çeçenleri, R. Kadirov komutasında ve Rus Yayılmacılığı Ülküsüne hizmet ederek, Ukrayna’da öldürmektedir. (Temiz ve akıllı bir iş.)

Devamla:

“…bu ülkenin dış sınırlarının onun kültürel ve uluslararası kimliğini tanımladığını, iç idari yapılanmanın da siyasal sistemin doğası ile doğrudan ilişkili olduğunu belirtir.” Rusya, kültürel erozyona karşı (haklı bir sebeple) dış sınırlarının, farklı medeniyet ve devletlerin tesirlerinin müdahalesine izin vermeyeceği ve böylelikle geniş sınırlarının güvenliği devletin en önemli vazifelerinden biri olduğunun altı çizilmektedir.

Ayrıca sınırların durağan değil, hep bir genişleme ideoloji sergilediği de unutulmamalıdır.

Tarihsel olarak geniş bir coğrafyaya yayılan Rusya Federasyonu’nun temelini oluşturan Moskova Büyük Knezliği’nin (Prensliğinin) 1462 yılındaki yüzölçümünün sadece 24.000 kilometrekare olduğunu dikkate alırsak, Moskova eksenli Rusya Devlet geleneğinde yayılmacılığın en baskın unsurlardan biri olduğunu söyleyebiliriz.

Sadece Büyük Petro’dan 1914 yılına kadar olan dönemde Rusya İmparatorluğu günlük........

© Dikgazete.com


Get it on Google Play