We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Küresel soğumaya dikkat!

7 4 0
05.04.2022

Yaşadığımız dünya, bizlere muhteşem olanaklar sağlayan ilahi bir nizam barındırıyor.

Gezegenimiz dünya, sevdiklerimizle huzur içerisinde yaşadığımız büyük evimiz. Her evin belli zamanlar diliminde bakıma ihtiyacı olduğu gibi, dünyamızın da ilahi bir nizam içerisinde kendisini onaran bir sistem ile hareket ettiğine şahitlik ediyoruz-etmekteyiz.

Dünya genelinde en fazla endişe uyandıran konulardan birisi “İklim Değişikliği”, “Küresel Isınma”. Bu başlıklar, günümüzde en küçük yaşta olan çocuklarımızdan, en yaşlı olan insanlara kadar hafızalarda yer etmiş durumda.

Peki, “İklim Değişikliği - Küresel Isınma” Nedir?

Tüm dünyayı nasıl etkilemekte, ileriki zaman diliminde nasıl etkileyecektir?

Bu makale içerisinde mevcut bilgilerimizi ve görüşümüzü değiştirecek olan bazı akıl yürütmeleri ve yapılan araştırmalara denk geleceksiniz.

Öncelikle şahsımın bu konu hakkında, neden yazı yazma ihtiyacı duyduğumu arz etmek isterim.

Bir iletişimci ve büyük resmi her seferinde gören, görüşüne ve çalışmalarına değer verip önemsediğim, bir araya geldiğimiz vakit, gelecek kuşaklarımız ve dünyamızın daha yaşanır olarak ne hale gelmesi gerektiği konusunda konuşmalar yaptığım, yakın bir arkadaşımın, “Sıfır Atık”, “Çevre Koruma-Kültür, Sanat” ve son günlerde ülkemizde gerçekleşen, Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ev sahipliğinde yapılan “İklim Şurası” konusunda ne düşündüğümü sarması üzerine, şu an okuyacağınız makale vücuda geldi.

Arkadaşımın İklim değişikliği ile ilgili olarak şahsıma danışması, fikrimi sorması ile “doğru olarak bildiğim yanlışları” düzeltme imkanına sahip oldum.

Kendisine buradan teşekkürlerimi arz ederim. İklim Değişikliği ve Küresel ısınma ile ilgili bilimsel birçok çalışma okudum (En az bilimsel 800 sayfa diyebiliriz.). Okuduğum bilimsel verilerde ve anlatımlarda ülkemizin de içinde olduğu dünyamız, 2 Derecelere kadar ısınma tehlikesinde.

Bu tehlikelerin başlangıcı, dünyada yaşanan sanayi devrimi, insan nedeni ile doğaya salınan sera gazları, karbon monoksitler, enerji üretiminde kullandığımız fosil yakıtların dünyamıza bıraktıkları karbon ayak izleri vs.

Kısacası, insan faktörü dünyamızın gelecek 20-30 yılda 2 derece ısınmasına neden olacak ve böylelikle kuraklık, sel felaketleri, tufanlar, kıtlık gibi birçok insan yaşayışını etkileyecek olayla karşılaşacağız. (Tabii önlemini almaz isek)

Dünya üzerinde yaşayan hiçbir insan açlık, salgın, kuraklık, sel gibi afetler ile karşılaşmak istemez.

Peki bu bilimsel veriler ile gelecek zaman diliminde yaşanacak olan bu olayların önüne geçme imkanımız var mıdır?

Günümüzde araştırma yapan bilim insanları ve ülkelerin “İklim Değişikliği” ile ilgili bakanlık birimleri bu konuda geç kalınmış bir çalışma içine küresel ölçekte girmiş durumundalar.

İnsanlardan istedikleri, karbon ayak izini azaltacak şekilde sosyal yaşantımıza devam etmemiz (!)

Aksi halde, kıtlık, salgın, sel felaketleri, kuraklık gibi hususların bizleri tehdit edeceğini söylemekteler. Hatta, salgınlar konusunda at başı olan ana etkenin “iklim değişikliği-küresel ısınma” olduğunu belirten düşünce insanlarımız bile var.

Dünyamızın ısındığını ve bu ısı 2 Derece daha artar ise büyük felaketlere neden olacağının dünya genelinde yaşayan insanların yüzde 60’ından fazlası endişe ile izlemekte ve düşünmekte.

Peki, dünyamız ısınmıyor “soğuyor” ise ne olur?

Dünyada meydana gelen tüm iklimsel değişiklikleri günümüz bilim adamları, karbon salınımı ve sera gazı etkisinin yaptığını belirtmelerine rağmen “bilimin yanıldığını” söyler isek ne olur?

Küresel ısınmayı ön plana çıkartıp, dünya gündemine alan ve bu konuda dünyada yaşayan insanların psikolojik olarak ruhsal yapılarıyla oynayan bir yapı-zihin-sistem ola bilir mi?

Bu konuda çok soru sorulabilir. Yaşadığımız iklim değişikliği ve küresel ısınma konusunda dünyamızın tarihine bir göz atıp, geçmişte bu gibi olayların yaşanıp yaşanmadığını görüp, ona göre tedbir almak akla göre daha izafi değil midir?

Türk Milletinden olan ülkemin münzevi bırakılmış bir aydını olarak sizlere dünya genelinde insanların zihinlerinde kaos oluşturan “İklim Değişikliği ve Küresel Isınma” ile ilgili bilinenlerin ve insan faktörünün olmadığını, tüm bu şişirilmiş medyasal konuların farklı bir hazırlığa zemin hazırladığının resmini çizmek isterim.

**

Bu makaleyi okuyan zihinlere şu soruyu sormak istiyorum:

Güncel bilimin söylediği gibi “Dünya Isınıyor mu?” Eğer tedbir almaz isek dünya gelecek 30-40 yılda 2 Derece ısı artışı yaşayacak mı?

Sizler bu sorulara “EVET!” diyeceksiniz…

Oysa şahsım olarak ben, “HAYIR!” diyorum…

Şimdi “HAYIR!” dememin bilimsel dillendirmesini sizlere sunmak isterim. Dünyamızı insan karbon ayak izi ve sera gazları mı ısıtıyor?

Cevabı dünyada küresel ısınma konusunda farklı görüş sergileyen bilim insanlarından birkaçının, bence doğrucu yaklaşım sergileyen yorumlarını sizlere sunuyorum. Çünkü sizler kadar bilime inanıyor ve güveniyorum:

Sallie Baliunas, Astronom, Harvard-Smithsonian Merkezi, Astrofizik: "Yüzey ısı kayıtlarında yaşanan ısınma akımı, insan eliyle üretilmiş sera gazlarının havadaki artışıyla meydana gelemez. "

Khabibullo Abdusamatov, Matematikçi ve Astronom, Rus Bilim Akademileri Pulkovo Gözlemevi: "Küresel ısınma sera gazlarının atmosfere yayılımının sonucunda değil, sıra dışı yüksek seviyelerde güneş radyasyonu ve yoğunluğundaki kapsamlı büyümenin sonucunda meydana gelir...

'Sera gazı' etkisinin özelliklerini Dünyanın atmosferine atfetmek bilimsel olarak desteklenmez.... Isınan ve genleşmenin bir sonucu olarak hafifleyen sera gazları atmosfere yalnızca emilen ısıyı dağıtmak için yükselir."

William M. Gray, Emekli Profesör, Colorado Eyalet Üniversitesi Atmosferik Bilim Departmanı, Tropikal Meteoroloji Projesi Başkanı: "Bu küçük ısınma, okyanus suyundaki tuzluluk çeşitliliğiyle ortaya çıkan küresel okyanus akıntılarındaki doğal değişimlerin olası bir sonucudur.

Okyanus dolaşım varyasyonları henüz tam anlamıyla anlaşılmamaktadır. İnsanlığın yakın zamanda yaşanan ısı değişiklikleriyle yok denecek kadar az ilgisi olabilir. Biz o kadar etkili değiliz."

George V. Chilingar, İnşaat ve Petrol Mühendisliği Profesörü, Güney California Üniversitesi: "Doğanın şu küresel kuvvetleri Dünyanın iklimini yönlendirmektedir:

1- Güneş radyasyonu…

2- Gazların Dünya Okyanusuna ve atmosfere boşaltımı ve büyük olasılıkla mikrobiyal aktiviteler...

Bunların Dünyanın iklimi üzerindeki etkilerinin derecesi ve kapsamlılığına dair niceliksel tahminler insanın yol açtığı iklim değişikliklerinin göz ardı edilebilir olduğunu göstermektedir.”

lan Clark, Jeolog, Ottawa Üniversitesi, Dünya Bilimleri Profesörü: "Bilim dünyasının iklim ısınmasını CO/ye yoran kısmı, aslında minör bir sera gazı olan CO2 artışının çok daha büyük bir su-buharlaşma tepkisini tetiklediği ve bunun atmosferi ısıttığı kuramına dayanmaktadır.

Bu mekanizma, aşırı ısınmayı öngören matematiksel modellerin ötesinde asla bilimsel olarak test edilmedi ve soğutucu bir etkisi olan bulut oluşumunun karmaşıklığıyla sarsıldı...

Geçmişte [güneşin] iklim değişikliklerinden sorumlu olduğunu ve net bir şekilde mevcut ve gelecekteki iklim değişikliklerinde de başrol oynayacağını biliyoruz. Ve ilginç bir şekilde... Güneş aktivitesi yakın........

© Dikgazete.com


Get it on Google Play