Z Kuşağı bu filmi seyretmeli!..
... Ve nasıl bir cendereden çıktığımızı görmeli.
İstanbul 79 filmi…
Eski Türkiye’nin bir özeti gibidir
Aslında K. İnanır’ın filmlerinden pek hazzetmem ama bu filmde geçmişte neler yaşadığımızı gösterince dikkatimi çekti.
Film; Anadolu'dan göç eden ve geçim sıkıntısı çeken namuslu bir ailenin İstanbul’da neler yaşadıklarını anlatır.
Kanal değiştirirken TV 360'ta denk geldim.
Bakkaldan 2 paket sağlığa zararlı margarin yağı almak için bile insanların kuyruğa girmiş halini görünce seyretmeye devam ettim.
Tüpçüden tüp, Akaryakıt istasyonundan benzin alamıyorsunuz.
Temel gıda maddeleri hatta sigara bile raflarda bulunmuyordu o zamanlar. Hepsi ama hepsi karaborsa. Yok...
Benzincinin eline birkaç lira sıkıştırmadan depoyu ‘full’leyemezdiniz. 5 litre alma hakkınız var. O da seni nereye kadar götürürse.
Ömer (Kadir İnanır) kamyonla sokakta tüp satıyor (O zamanlar doğalgaz yok)
Ama patronu, tüpleri depolayıp karaborsa satmak isteyince Ömer karşı çıkıyor. Tartaklanıp işten atılıyor…
Kafayı dağıtmak (!) için pavyona gidiyor.
Konsomatris, pahalı içki isteyince parası yetmediğinden utanıyor.
Ve…
Pavyondan çıkıp gidiyor.
Ama aklı o konsomatriste kalıyor.
Bir daha gidiyor.
Bu sefer konsomatrisin belalısı ortaya çıkıyor. Kavga ediyorlar
Kadın teşekkür için evine davet ediyor.
Eve geldiklerinde düğmeye basıyor ama elektrik yok
Ömer ona:
“Burası Türkiye yaşadığına şükret” diyor.
Kadın banyo yapıp çıktıktan sonra ceketini eline verip 'güle güle' diyor.
Ömer böyle şeylere alışık olmadığı için........
