Sorgulama - Öğrenme

Dr. Erdem Ulaş yazdı;

İki türlü öğrenme vardır: Biri hakikati fark ederek, diğeri acı tecrübelerle… Bu dünya bir okuldur. Her insan, bu okulda hem öğrenci hem de sınanan bir yolcudur. Bu yolculukta iki öğretmen vardır: Biri ruh, diğeri nefs.

Ruh, insanın içindeki ilahi pusuladır. Sessizdir ama derindir. Acele etmez, bağırmaz; fısıldar. Onun dili huzurdur, vicdandır, merhamettir.

Ruhun erdemleri şunlardır:

Merhamet: Her canlıya şefkatle bakabilmek

Sabır: Zorluk karşısında dağılmamak

Tevazu: Kendini üstün görmemek

Şükür: Azda çokluğu görebilmek

Adalet: Doğruyu eğip bükmeden savunmak

İyilik: Karşılık beklemeden vermek

Huzur: İçte dingin bir denge hali

Nefs ise insanın içindeki arzuların ve bencilliğin sesidir. Gürültülüdür, acelecidir, doyumsuzdur. Hep ister, hep daha fazlasını talep eder. Onun dili hırs, öfke ve tatminsizliktir.

Nefsin halleri şunlardır:

Hırs: Sahip olduklarıyla yetinmemek

Kibir: Kendini başkalarından üstün görmek

Öfke: Kontrolsüz tepki vermek

Haset: Başkasının iyiliğinden rahatsız olmak

Tembellik: Sorumluluktan kaçmak

Nankörlük: Verileni görmezden gelmek

Bencillik: Sadece kendini düşünmek

İnsan, nefsinin etkisi altına girdikçe dengesi bozulur. Ruh geri çekilmez ama sesi kısılır. İşte o zaman hayat uyarı vermeye başlar. Önce küçük huzursuzluklar… Sonra beden konuşur:

Sebebi bulunamayan yorgunluklar, stres, hastalıklar…

Ardından hayat devreye girer:

Kazalar, kayıplar, musibetler…

Bunlar bir ceza değil, birer uyarıdır. Ruh der ki:

“Yolunu kaybediyorsun, kendine dön.”

Eğer insan, bu işaretleri görmezden gelirse, dersler ağırlaşır. Çünkü bu okulda öğrenmeden geçmek yoktur. Ya gönüllü öğrenirsin ya da zorunlu…

Ama ne zaman insan, durup içini dinlerse, nefsin gürültüsünü susturup ruhun sesine kulak verirse, işte o zaman hayat yeniden düzene girer.

Hastalıklar hafifler, yollar açılır, huzur geri gelir.

Çünkü ruh doğruyu bilir.

Ve insan, ruhuna yaklaştıkça kendine yaklaşır.

Dr. Erdem Ulaş, dikGAZETE.com


© Dikgazete.com