menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mesajınız var

8 0
23.08.2026

Asansör düğmesine bir kere basmanın yeterli olduğunu biliyorum.

Yani “sistem beni gördü. Haberi var. Üçüncü katta, elimde çöp poşetiyle beklediğimi biliyor” demeyeceğim elbette ama en azından birinin aşağı inmek istediği kendisine bildirilmiş durumda.

Yine de bir daha basıyorum.

Sanki ikinci basışımda asansör içeride, “Hanımefendi ciddiymiş” deyip hızlanacak.

İnsanla ilgili önemli bilgilerin bir kısmının psikoloji kitaplarında değil, asansör önlerinde bulunduğunu düşünüyorum.

Mesajımızın ulaştığını bilmek yetmiyor çünkü.

Biraz da ciddiye alındığımızdan emin olmak istiyoruz.

Galiba ben bu huyumu asansörde bırakmamışım.

Evrene mesaj gönderiyorum şu ara.

Öyle büyük bir törenle değil. Tütsü yakmıyorum. Kristallerim yok. Sabah aynanın karşısında servet sahibi olduğumu söylemiyorum. Zaten bunu söylesem aynanın bile yüzüme bakışının değişeceğini düşünüyorum.

Ama bir şey istiyorum.

İstediğimi düşünüyorum.

Olmasını hayal ediyorum.

Sonra kendi kendime “Bakalım” diyorum.

İnsan bazı kelimeleri söylediğinde arkasında koca bir teşkilat varmış gibi rahatlıyor.

Bunların hepsinin ardından yapılması gereken aşağı yukarı aynı şey: Beklemek.

Evrene bıraktığımız şeyi üç saat sonra kontrol ediyoruz.

Yeni zaman insanının evrenle ilişkisini bu yüzden biraz seviyorum. Koskoca bilinmezliği epey kullanışlı hâle getirdik.

- Evren bizi duyuyor, işaret gönderiyor, doğru insanları karşımıza çıkarıyor, para enerjimizi düzenliyor, hatta park yeri buluyor.

Bir kadın; “Evrene park yeri sipariş ediyorum ve hep buluyorum” diyordu.

İstanbul’da bunu başarabilen bir metafizik sistem varsa insanlığın geri kalanını bir süre bekletebilir.

Bir de olmuş gibi davranmak........

© Dikgazete.com