Güvez ve ateş |
Bazı ateşler harlı yanmaz. Uzaktan bakıldığında sönmüş sanılır. Oysa yaklaşınca anlaşılır; içinde ağır ağır yanan, acele etmeyen, bağırmayan bir ateş vardır. Güvez böyle bir ateştir. Alev göstermez ama ısıtır. Gürültü çıkarmaz ama pişirir. Sabır ister, zaman ister, bekleyeni ödüllendirir.
Ateşin hızlı olanını herkes sever. Çabuk yakan, hemen kaynatan, bir anda parlayan ateş göze daha güçlü görünür. Oysa hayat, harlı ateşten çok güvez ateşinde pişer. İnsan en çok güvezde değişir. Yavaş yavaş, fark etmeden, içine sine sine.
Toplum hızlı ateşi sever. Hızlı konuşanı, hızlı karar vereni, hızlı yükseleni, hızlı zayıflayanı, hızlı mutlu olanı… Oysa insan ruhu hızlı ateşe dayanamaz. Hızlı ateş ya yakar ya söndürür. Güvez ise dönüştürür.
İnsanın hayatında da güvez dönemleri vardır. Dışarıdan bakıldığında durgun, hatta hareketsiz görünen zamanlar… Oysa o zamanlarda insanın içi yanar, eski düşünceler küle döner, bazı hevesler söner, bazı kırgınlıklar duman olur uçar. Dışarıdan hiçbir şey olmuyor sanılır ama içeride koca bir hayat pişmektedir.
Güvez sabırdır. Güvez kabulleniştir. Güvez, insanın kendisiyle kavga etmeyi bırakmasıdır. Ateş artık harlı değildir çünkü insan artık kendini yakmak istemiyordur. Kendini yakmadan da ısınabileceğini öğrenmiştir.
Bazı insanlar harlı ateş gibidir; girdikleri yeri aydınlatır, dikkat çeker, çabuk parlar. Bazı insanlar ise güvez gibidir; yanlarında oturan ısınır, konuşan sakinleşir, kalan kalır. Gürültüleri yoktur ama halleri vardır.
Hayatın en zor tarafı da budur zaten: Harlı ateş gibi görünmek mi, güvez gibi yanmak mı? Biri gösterir, biri değiştirir. Biri kalabalık ister, biri bir kişiyle bile yanar. Biri alkışla büyür, diğeri sessizlikle.
İnsan yaş aldıkça harlı ateş olmaktan vazgeçiyor. Daha az parlamak, daha çok ısıtmak istiyor. Daha az görünmek, daha çok anlamak istiyor. Daha az anlatmak, daha çok susmak istiyor. Çünkü anlıyor ki ateşin en kıymetli hali, evi yakmayan ateştir.
Güvez ateşi ev yakmaz. Güvez ateşi yuva ısıtır.
Belki de insanın olgunluğu, harlı ateşten güveze dönüşmesidir. Gürültüden sükûnete, aceleden sabra, gösterişten hale doğru bir dönüşüm… Dışarıdan bakıldığında azalan bir hayat gibi görünür ama aslında derinleşen bir hayattır bu.
Bazı hayatlar harlı başlar, güvez devam eder. Bazı insanlar gençken ateştir, yaş aldıkça güvez olur. Ve bazı insanlar vardır; onların yanında insan kendini anlatmak zorunda hissetmez. Çünkü onlar çoktan yanmayı öğrenmiştir.
Ateş yakmayı bilir. Güvez ise yakmadan yanmayı.
İnsan en çok, yakmadan yananların yanında dinlenir.
Arzu Leyal, dikGAZETE.com