Evlenebilen evlensin!..

Ali Mevlüt Kaya yazdı;

Evlenebilen evlensin!..

Geçtiğimiz hafta, bir vakfın da kurucusu olan hoca, sosyal medya hesabından bu paylaşımı yaptı: “Evlilik ihtiyacı acıkmak gibidir. İnsan nasıl açlığı uzun süre bastıramazsa, bu ihtiyacı da bastıramaz. Evet, geciktirir ama nasıl? Stresli, sıkıntılı, psikolojik olarak yıpranmış bir şekilde geciktirir. Bu da sağlıklı bir durum değildir.”

Bir başkası da konuşma yaptığı mekanda mealen; “İşte önümüzde gençler... Hepsi 18 yaşında, bunların evlenmesi lazım” türü şeyler söyledi!

Genelde bunlar ısrarla söyleniyor ve mutlaka evlenin deniliyor. Kimler söylüyor?..

Aile Bakanlığı söylüyor, camide hoca söylüyor, İslamcı vakıf ve dernek başkanlarıyla yöneticileri söylüyor… Kısacası muhafazakâr ya da İslamcı kesimden neredeyse herkes söylüyor!

Ama sadece söylüyor!..

Mahallede bir kişi, asgari ücretle çalışan ve evlenemeyen gencin evlenmesi için öncülük etmiyor ve ‘Allah yardımcın olsun’ diyor! Cami hocası ve diğer hocalar aynı şeyi söylüyor. Parayı götüren cami dernek başkanları ve mütevelli heyetleri kimseye zırnık koklatmayıp, “Allah yardımcın olsun, sabret” diyor!

Tarikatlar, “bizden para gitmesin” düşüncesinde… Sadece para gelsin!.. Onlar da; “Allah yardımcın olsun, Allah mahcup etmesin” derler. Vakıflar, BM bile Gazze'ye giremezken, Gazze’ye para topladılar. (Nasıl ulaştırdıklarını açıklasalar herkes memnun olacak) “Biz Gazzeli kardeşlerimize yardım yapıyoruz; Allah yardımcın olsun” derler!

Bu arada; Haber Global’in “Eşit Ağırlık” programında İsmail Saymaz ve Cübbeli Ahmet tartışmasında, Cübbeli’nin kurduğu, kurdurduğu ya da onursal başkanı olduğu vakıfların, yardım için toplanan paraları nasıl iç ettiklerini Saymaz belgeleriyle açıkladı ve ispatladı!

Para bir şekilde dönüp dolaşıp Cübbeli’ye gidiyormuş!..

Yardım dernekleri, yüzüne bakmaz; ‘varsa sen bize para getir’ der!..

Yakınları, “bana ne, onun zevki için niye sıkıntı çekeceğim; ben kendimi zor geçindiriyorum” derler!

Devlet ise, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı aracılığıyla Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi adı altında şunu yapıyor: “22/11/2023 tarihinde 7474 sayılı Aile ve Gençlik Fonu Kurulması Hakkında Kanun ile Aile ve Gençlik Fonu kurulmuştur. Proje kapsamında başvurusu onaylanan kişilere 48 ay vadeli 2 yıl geri ödemesiz kredi desteği ve evlilik öncesinde ve sonrasında danışmanlık hizmetleri sunulmaktadır.

Projeden yararlanmak üzere başvuran çiftlerin her ikisinin de şu şartları taşıması gerekmektedir:

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak ve Türkiye’de ikamet etmek,

Başvuru tarihi itibariyle 18-29 yaş arasında olmak (18 yaşını doldurmuş, 30 yaşını doldurmamış olmak),

Taşınmaz sahibi ya da hissedarı olmamak,

Çiftlerin son 6 aylık gelir toplamı ortalaması asgari ücretin 2.5 katından fazla olmamak,

Başvuru tarihi itibari ile resmi nikâh gününe en az 2 en fazla 6 ay kalmış olmak,

Bakanlığın evlilik öncesi sunacağı eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanmayı taahhüt etmek ve katılmak,

Bakanlığın evlilik sonrası sunacağı eğitim hizmetlerine 2 yıl içerisinde katılmayı taahhüt etmek,

Affa uğramış olsa bile; devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan; uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, bunların kullanılmasını kolaylaştırma, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçlarından hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmamak,

Daha önce proje kapsamında kredi kullanmamış olmak.”

Yani sıralanan şartların uyuyorsa, 2 yıl geri ödemesiz, 48 ay vadeli 150.000 - 250.000 TL arası kredi veriyor.

Asgari ücretle çalışan ve evlenmek isteyen birisi, şartları uysa bile krediyi ödeme imkanı yok! İmkanı olsa niye bu sınava(!) tabi tutulsun; gider bankadan şak diye krediyi alır!..

Bütün bunlardan sonra bu hocalara, dernek başkanlarına, vakıflara, tarikatlara bir umut, "yardımcı olurlar" diye gitmeye devam edenlere de “illa ki ateist olsun” diye de şu nasihati verirler:

“Rabbimiz Celle celaluhu bırak yapmayı, zinaya yaklaşmayın buyurur. Zinadan uzak dur. Lut Kavmi(!)’ni helak eden Yaradanımız, bize ne yapmaz?!.  Mastürbasyon mu?!. ‘Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimiz, onlar ellerini nikahladı buyurmuştur. (yalan…) Sakın ha. Öbür dünyada ellerin şahit olacak! Sabredeceksin, çalışacaksın Allah Celle celaluhu mutlaka nasip eder?! ‘Yaş 35 oldu, nasip etmiyor derse evlenecek kişi!’ ‘Vay!.. imtihanı, Allah Teala'yı inkar mı ediyorsun?! Rabbimiz Celle celaluhu herkesin rızkını ben veririm demiyor mu? Hiç evlenmeyen ve cennetle müjdelenen(!) sahabe efendilerimiz var. Sonu cennet!.. Tövbe istiğfar et!..” diyerek, bir yolunu bulup gönderirler/başlarından atarlar!..

Bu saydıklarımızdan TV’ye çıkanlar, kendisiyle röportaj yapılanlar, yazanlar, konuşanlar hep aynı şeyleri söylerler fakat sadece kendi ceplerine bakarlar!..

Ne Kur’an’ın talimatlarına uyar ne de Peygamberin bu konudaki yaptıklarının binde birini yapmazlar! Kendilerinin bunu tebliğ olarak yaptığını ve sevap kazandığını düşünerek boş boş konuşurlar!..

Başınızın çaresine bakın!..

Bu arada; vakıf ve derneklerden bahsetmişken adaletsizlik yapmayalım… Bildiğim kadarıyla 1990’ların ortalarından itibaren, sadece bu konuda çalışma yapan bir tek vakıf var; o da Mehir Vakfı…

Ali Mevlüt Kaya, dikGAZETE.com


© Dikgazete.com