Dağlı halkların uzaktan kuzenleri: Dağ Yahudileri (Juhuro)
"Halklar Dağı" (Cebelü’l-Elsun) olarak bilinen Kafkasya’nın sarp yamaçları, binlerce yıldır sayısız dile, inanca ve kültüre ev sahipliği yapmıştır. Bu karmaşık mozaiğin içinde hem çok tanıdık hem de tamamen kendine özgü bir topluluk parlar: Tarihsel literatürde "Dağ Yahudileri" (Gorskie Yevrei), kendi deyimleriyle ise "Juhuro".
Onlar ne tam olarak Aşkenazlar gibi Avrupalı, ne de Sefaradlar gibi İberyalıdırlar. Pers dilini konuşan, Ortodoks Yahudi inancını Kafkasya’nın sert "dağlı" töreleriyle harmanlayan, Kafkasya’nın kaderine ortak olmuş savaşçı ruhlu bir topluluktur.
Dağ Yahudilerinin hikayesi, antik çağın sisli perdeleri ardında başlar. Kökenlerine dair popüler kültürde "Hazar Türkleri" teorisi konuşulsa da modern genetik ve dilbilim, rotayı Antik Pers İmparatorluğu'na çevirir.
Tarihsel kayıtlar atalarının M.S. 5. ve 6. yüzyıllarda Sasani İmparatorluğu tarafından Kafkasya sınırlarına yerleştirilen Yahudi askeri garnizonları olduğunu işaret eder. Sasani kralları, kuzeyden gelen Hun akınlarına karşı imparatorluğu korumak için, sadakatlerine güvendikleri bu savaşçı Yahudileri Derbent gibi stratejik geçitlere yerleştirmişti. Bu “sınır bekçiliği” görevi, Juhuro kimliğinin mayasındaki savaşçı karakterin ve direncin temelini oluşturdu.
Konuştukları dil olan Cuhuri (Judeo-Tat), bu kökenin en canlı kanıtıdır. Farsça’nın bir kardeşi olan bu dil, zamanla Türkçe, İbranice ve Aramice kelimelerle zenginleşmiş, Kafkasya’nın yerel sesleriyle harmanlanarak bugünkü halini almıştır.
Tarih boyunca Moğol istilalarından Timur’un seferlerine kadar pek çok badire atlatan Dağ Yahudileri için en büyük kırılma noktalarından biri, 18. yüzyılda Nadir Şah’ın “Yahudi Vadisi”ni yerle bir etmesiydi. Bu yıkımdan kaçanlar, Kuba Hanı Hüseyin Ali Han’ın himayesine sığındı.
Han, bu yetenekli zanaatkâr ve tüccar topluluğa 1742 yılında Kudyalçay Nehri’nin kenarında özel bir alan tahsis etti. Bugün Azerbaycan sınırları........
