'Eğitimli' bir feminizm tartışması |
Arhavi’nin güzel meyhanesi Taraça’da kafa çekiyoruz, yandaki masada heyecanlı bir tartışma alevlendi, başını kaçırmışız: Feminizm.
Masada dört kadın, altı erkek var. Herhalde 40’larında insanlar; belki bir ikisi 30’larında… Saat gecenin 11’i.
Tartışmanın körüğü, birasını tatlı dille ısmarlayan, konu kadın meselesine geldi mi duruma göre ısıran biri, masanın gençlerinden bir kadın. “Aynı işleri yapıyoruz da aynı parayı niye almıyoruz?” sorusunu tekrarlıyor.
Kulağımız kem kümlerle doldu.
“Söylesenize” diye yüklendi kadın. “Feminizm işte bunu istiyor örneğin. Eşitlik istiyor.”
Nerden düşmüşlerse yılın bu saatinde Taraça’ya, iki de akademisyen var masada, biri daha kıdemli. “Hocam hocam” deyip duruyorlar bu ikisine.
Kıdemli olan, kendisine gösterilen saygıyı ve sevgiyi hak eden bir yumuşaklıkla söze girdi:
“Ben kadın olsam…”
Birkaç kişinin sesi birbirine karıştı, gülüşler bunlara katıldı: “Hocam, olsam ne demek, olmuşuz işte, kadınız biz, oradan konuşuyoruz, kadın olarak yani…”
“Ben kadın olsam” diye cümlesini baştan alıyor hoca, “Ben kadın olsam, siyasetteki, istihdamdaki falan kadın kotalarını kendime, kadınlığıma hakaret sayardım. Ne yani, erkeklerle eşit olamayacak mıyım, onlarla rekabet edemeyecek miyim de böyle bir yapay destek sağlıyorsunuz? Eşit rekabet ortamı var…”
‘Körük’ kadın köpürdü: “Ne eşitliği hocam, hiçbir şeyde eşit ortam yok ki…”
Erkeklerden biri “O kotalara ‘pozitif ayrımcılık‘ diyorlar. Herşey erkeklere göre ayarlandığı için…” diye açıklamaya girişmişti, lafını tamamlayamadı, ama diyeceği de anlaşılmıştı.
Masanın gediklisi gibi oturan adam rakısından derin bir yudum alıp arkasına yaslanırken vurdumduymaz bir edayla açtı ağzını: “İyi bir ortam, güzel şartlar, olması gereken durum neden hep rekabet, rekabet ortamı oluyor. Rekabet hiçbir zaman eşit olmadı, olmaz da. İşbirliği diye bir şey var, ordan yürüyelim.”
Başka bir kadın lafını masanın ortasına sapladı: “Ne eşitliği! Canımız güvende değil. Hergün kadınlar dövülüyor, öldürülüyor, öldürülüyor.”
‘Körük’ kadın masaya saplanan bu lafı çekip hocaya fırlattı: “Hocam, senin de kızın var, büyüyünce, hatta şimdi bile işte böyle bir tehlikeli........© Diken