We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ermeni dölüyüm, Yahudi tohumuyum, Kürt çocuğuyum, etek giyiyorum…

524 357 0
15.10.2019

Kamusal alanda Tolstoy okumaya kalkanların başı derde girer mi bilemiyorum, ancak ‘savaş’ ve ‘barış’ sözcüklerinin aynı anda ‘sakıncalı’ kabul edildiği bir dönemden geçiyoruz. ‘İlginç’ diyemem, çünkü daha önce de benzeri yaşanan deneyimlerden biri bu. Sürpriz değil. Zaten ‘sürpriz’, Türkiye için uygun bir sözcük sayılmaz. Herkes olması gereken yerde, olması gerekenin yanında ve söylemesi gerekenleri, kendisinden beklenenleri dile getiriyor.

Birkaç yıl önce Barış Süreci’nde ‘ali’ diyenler, bugün aynı iştah ve küp doldurma telaşıyla ‘veli’ diyebiliyor. Üç gün sonra devir değişse, aynı insanlar yeniden ‘barış’ söylevlerine başlayacaklardır, kuşku yok.

Birileri, sosyal medyada düşüncelerini beğenmediği ‘diğerlerini’ ihbar ediyor. Muhbirlik (sayın muhbir vatandaş!) eskiden de vardı kuşkusuz, ancak ne olursa olsun mahcup olunacak, hafif tabirle ‘yadırganan’ bir tercihti. Bugün ise yeni rejimin ihtiyaç duyduğu insan kaynağına uygun biçimde, gururla icra ediliyor. Her şeye rağmen bir ‘değer’ olduğu düşünülen ‘utanma’ duygusu dahi şu dönemde fazla geldi belli ki. Yük oldu. Gerçi mahcubiyet bir yüktür tabii, ama insanlaşabilme ülküsü o yükü omuzlamayı gerektirir. Yeni ideal yurttaş, tüm yüklerinden kurtuldu, hafifledi.

Yazmanın, konuşmanın, aklı başında bir şeyler söylemeye çalışmanın anlamını yitirdiği, çabalayanların duyulmadığı, küfre boğulduğu, hakaret ve tehdit sağanağı altında ‘ürkütüldüğü’ bir dönem. Toplumlar, ülkeler yaşıyor bazen, göz göre göre, bile isteye…

Bugün böyle bir yazı planlamıyordum. Ancak gün içinde seyrettiğim bir videoda, aslında daha önce tanık olduğum ve yetiştiğim muhit itibariyle yabancısı sayılmayacağım bazı ifadeleri işitmek, biraz da koşullar ve ruh hali nedeniyle sanırım, tahammül edilmez göründü. Okuduğunuz satırların nedeni işittiklerime kızgınlık. Ölçüsünü tarif edemeyeceğim, bıkkınlığın, mide bulantısının, yorgunluğun eşlik ettiği bir kızgınlık.

Kamuoyunda ‘Cüppeli’ namıyla ve iktidara........

© Diken