Para |
Para hakkında konuşurken nedense insanların sesi yükseliyor.
Çünkü para çoğu zaman içeriği değil, etiketi yansıtır hale geldi ve kim olduğundan çok, ilk bakışta neye benzediğini belirliyor uzun bir zamandır insanın.
“Ne iş yapıyorsun?” sorusu da artık yaptığın iş merak edildiğinden ziyade statünü ölçmek için sorulur oldu.
Karşındakini nereye koyacağının ve ona ne kadar saygı göstereceğinin göstergesi artık iş.
Kimse karşısındakinin ne ürettiğini sormaz, hangi taşın üstüne hangi taşı koyduğuyla ilgilenmez, kime faydası olduğunu merak bile etmez ve bugüne kadar nefes alıp vermesinin neye yaradığını hiç düşünmez oldu.
Çünkü bunlar zahmetli işler ve hepsi aslında düşünmeyi, dinlemeyi ve anlamayı gerektiriyor.
İşin ve paran ise kestirme bir ‘kartvizit’.
Evet hızlı ve evet pratik, ama çoğu zaman da yanıltıcı ne yazık ki.
Hayatlar içerikten çok etiketlerden okunmaya başladı son yıllarda.
Bu kestirme yol, insanların gözü gibi kalbini de tembelleştirdi.
Zamanla iş öyle bir hale geldi ki hayatımızda bize en yakın duran insanlar bile bizi durduğumuz yerden değil, sistem içindeki ekonomik pozisyonumuzdan okur oldu.
Anlattıklarımız duyulmaz, kurduğumuz sistemler, büyüttüğümüz yapılar ve emek verdiğimiz insanlar görünmez bir hal alınca, tüm hikaye de tek bir soruda boğulur oldu sonunda:
“Peki bankada paran var mı?”
Oysa hayat ‘sadece’ bir bilanço tablosu değil.
Tamam şunu da açık söyleyeyim: Hayat bilançosuz da yürümez.
Ama…
Ne zenginler gördüm çok mutsuz.
Ne milyarderler gördüm amaçsız.
Ne aileler gördüm, miras kavgasıyla birbirine düşmüş.
Ne insanlar gördüm, daha 50’sini göremeden hayattan kopmuş ya da ömür boyu taşıyacağı bir hastalıkla yaşamak zorunda kalmış.
Tabii ki para birçok şeyin ön koşulu, ama yukardaki listede yer alanların çoğuna çare değil.
“Paran olmasa görürüm ben seni” diyenlerin nefesini de ensemde hakkıyla hissediyorum; hiç merak etmeyin.
Hayatım boyunca birçok şey yaptım.
Ata bindim; düştüm, kalktım, yarıştım, kaybettim, kazandım.
Otomobil sporlarında mücadele ettim, podyum gördüm, kaza yaptım, kazandım, kaybettim, kafatasım kırıldı, yeniden yarıştım.
Otomobil sattım, işimi severek yaptım, keyif........