We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Deist veyahut ateist mi oldum?

684 18 115
07.10.2018

LEVENT GÜLTEKİN

[email protected] / @acikcenk

Genel geçer dindarlık anlayışına, Müslümanların içleri acısı haline, İslam dünyasının içine düştüğü sefalete dönük sert eleştirilerim var.

Görüyorum ki bu eleştirilerim kimi okurlarımın zihninde benimle ilgili soruların oluşmasına neden oluyor.

Kimileri “Abi yoksa sen de mi deist oldun?” diye soruyor, kimileri ise “Sen ateist olmuşsun” diyerek kesin hüküm veriyor.

Gerçekte öyle mi?

Yani deist ya da ateist mi oldum?

Esasında yaptığım bir hüküm vermek değil, sorgulama.

Düşünen, sorgulayan, sonuçlara bakıp, nedenler üzerinde kafa yoran herkes gibi ben de dindar toplumların yaşadığı bu açmazı sorguluyorum.

Özellikle de mensubu olduğum toplumun halini.

Yani Müslümanların dünyada bu kadar sefil durumda olmasına neyin kaynaklık ettiğini merak ediyor; kendimce çıkış yolları arıyorum.

Dinler hakkında “Bunlar gerçek değil insan uydurması” veyahut “Eminim bunlar Allah’ın kelamı” diyecek net bir bilgim de yok delilim de.

Allah vardır veya yoktur gibi kesin bir hükme varacak kimsenin ulaşamadığı o bilgiye ben de ulaşmış değilim.

Zaten inanç bilgiyle edinilen bir şey değil.

Gördüklerimiz, yaşadıklarımız dünyaya dair tasavvurlarımız neticesinde her birimiz farklı yorumlar çıkarıyoruz.

Kimimiz dünyanın oluşumuna, o oluşumdaki muhteşemliğe, aklımızın almadığı olayların kendi döngüsü içinde sektirmeden devam etmesine bakarak bunun kendiliğinden olmayacağını, bütün bunları yaratan, kontrol eden bir varlığın, yani Allah’ın var olduğu yorumunu çıkarıyoruz.

Kimimiz ise dünyanın döngüsüne, sektirmez düzene, yaşamın kaynağına dair ileri sürülen bilimsel verilerden çıkardığımız yorumlara bakarak bütün bunları yapan Allah değil tabiatın kendi döngüsü olduğu yorumuna inanıyoruz.

Kendimi birinci grubun içinde görüyorum.

En basitinden kendi yaşamımda olan; aklımın, zihnimin almadığı bazı olaylara baktığımda bile yaşamımıza dokunan bir elin varlığı konusundaki inancım güçleniyor.

Fakat yine de Allah inancı çerçevesinde ileri sürülen her fikri, görüşü sorgulamadan, araştırmadan merak etmeden olduğu gibi kabul etmek bana pek sağlıklı gelmiyor.

Peki neyi eleştiriyorum? İtiraz ettiğim alanlar neresi?

Bir tarafta barışı, sevgiyi, doğruyu, ahlaklı olmayı, hakka adalete uymayı vaaz eden dinler var; diğer tarafta “Bu dine inanıyorum”, “Bu dine uygun yaşam sürüyorum” deyip vazedilen değerlerin zıddı yaşam süren toplumlar, insanlar var.

Bu, esasında sadece Müslümanların sorunu da değil.

Dindarlığın koyulaştığı, din hayatın odağı yapıldığı farklı din mensubu bütün toplumlarda durum neredeyse aynı.

Hristiyanlarda da........

© Diken