We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yargıtay’ın Cumhuriyet kararı: Görev tamamlandı

65 12 0
19.09.2019

“Cumhuriyet’te FETO’culuktan Kürtçülüğe kadar her şey serbest, CHP milletvekili olarak yazı yazmak yasak.”

Mustafa Balbay, CHP genel başkanlığına aday olduktan sonra gazetenin yayın ilkeleri gereği yazılarına son verildiğinde Twitter’dan böyle yazmıştı. Cumhuriyet aleyhine iktidar basını tarafından pişirilen karalama kampanyasında çokça kullanıldı bu cümle. Hatta Takvim gazetesi, Cumhuriyet yazar ve yöneticileri sabah baskınlarıyla evlerinden gözaltına alındıklarında Balbay’ın bu tweetine gönderme yaparak ‘bugün düzenlenen operasyonun adeta nedenini işaret ettiğini’ yazmıştı.

Balbay tek değildi. İktidarın tetikçi kalemleri, Aydınlıkçılar, gazetenin sahibi olan Cumhuriyet Vakfı’nın yönetimini iktidar destekli ve hukuk dışı bir mahkeme kararıyla alarak yönetim kurulu başkanlığı koltuğuna oturmayı hedefleyen Alev Coşkun ve diğerleri, sıraya girip gözaltındaki Cumhuriyet yazar ve yöneticileri aleyhine ifade verdiler. Cumhuriyet yönetiminin değişmesi halinde rüyalarında bile göremeyecekleri koltuklara oturmayı hayal eden bazı Cumhuriyet çalışanları da tutuklu arkadaşlarının aleyhine ifade vermekten kaçınmadılar. Nitekim, Cumhuriyet Vakfı yönetimi Saray destekli bir operasyonla el değiştirdiğinde bu hayallerine kavuştular.

İktidarın hedefi ne Cumhuriyet’e kayyım atamak ne de kapatmaktı. Cumhuriyet isminin ağırlığı ve tarihsel misyonu buna izin vermiyordu. İktidarın hedefi, Cumhuriyet’in Gezi sonrası yeniden şekillenen gazetede solun bütün renklerine yer veren, hak temelli, barış ve demokrasi eksenli yayınlarını kesmekti. Bunun için gazete yönetiminin tasfiye edilmesi gerekiyordu. İlk olarak Cumhuriyet yönetimi cezaevine konuldu. O tarihte herkesin beklediğinin aksine gazeteye kayyım da atanmadı. İktidar için vakfın ‘güvenilir’ ellere teslimi yeterliydi. Bunun için de Vakıf yönetimi mahkeme kararıyla değiştirildi. Böylece iktidar amacına ulaştı.

Bu sürecin bedelini cezaevinde yıllarını geçiren Cumhuriyetçiler ödedi. Mahkeme ağır hapis cezalarına hükmettiğinde daha da yatacakları yıllar vardı önlerinde. Neyse ki Yargıtay, akıl ve mantıkla açıklanamayacak bir hukuksuzluğa son verdi ve Cumhuriyet yazar ve yöneticilerinin iddia edildiği gibi ‘terör örgütüne yardım’ suçunu işlemediklerine karar vererek yerel mahkemenin mahkumiyet kararını bozdu. Yargıtay’ın bu kararı verebilmesinde, iktidarın Cumhuriyet........

© Diken