We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Anayasa Mahkemesi’nden basın özgürlüğünü tabuta koyan kararlar

23 22 0
26.06.2019

Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyet yazar ve yöneticileri Akın Atalay, Murat Sabuncu, Ahmet Şık, Önder Çelik, Bülent Utku, Mustafa Kemal Göngör, Musa Kart, Güray Öz ve Hakan Kara ile gazeteciler Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, bazı gazeteciler hakkında uygulanan tutuklama tedbirlerinin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile basın ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiaları ile ilgili kararlarının gerekçelerini açıkladı. AYM’nin basın ve ifade özgürlüklerine dair önceki içtihatlarını bir yana bırakarak verdikleri kararlarda, gazetecilik faaliyetlerinin suç olarak gören yaklaşımın benimsenmesi dikkat çekti. AYM’nin gazeteciler Kadri Gürsel, Murat Aksoy ve Ali Bulaç’la ilgili kararında yapılan değerlendirmeler ile diğer gazeteciler hakkında yaptığı değerlendirmelerin de taban tabana zıt olması dikkat çekti. Murat Aksoy’la ilgili kararda “Başvurucunun yazılarında savunduğu görüşlerin terör örgütünün söylem ve görüşleriyle paralellik göstermesi ve kimi noktalarda örtüşmüş olması tek başına suç işlendiğine dair kuvvetli belirti olarak kabul edilemez” denilirken Cumhuriyet ile ilgili kararında “kullanılan dil, yayımlandıkları tarihlerde toplumda algılanışı ve insanlar üzerindeki etkisi, yazıların bağlamı” gerekçe gösterilerek gazetecilik faaliyetleri suç sayıldı. AYM kararına göre bazı gazetelere kayyum atanmasına ilişkin kararlara karşı çıkmak da suç olarak gösterildi.

AYM’nin gazetecilerle ilgili verdiği kararların özetleri şöyle:

AHMET ALTAN: Başvurucunun darbe teşebbüsünden bir gün önce bir TV’deki konuşmaları, son dönemdeki yazıları ve gazetesindeki konumu ile bu konumun ilişkisini anlatan gizli tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde soruşturma mercilerince işaret edilen olguların FETÖ/PDY ile bağlantılı bir suç işlendiğine dair kuvvetli belirti olarak kabul edilmesi temelsiz ve keyfî olarak değerlendirilemez.

NAZLI ILICAK: Başvurucunun 15 Temmuz 2016 tarihinde darbe girişiminde bulunan FETÖ/PDY’nin yayın organlarında ve bu örgütün amaçları doğrultusunda yazılar yazdığı ve paylaşımlarda bulunduğu ifade edilmiştir.

Soruşturma mercilerinin; başvurucunun konumunu, söz konusu paylaşımların yapıldığı dönemi, paylaşımların içerik ve bağlamını dikkate alarak anılan ifadeleri FETÖ/PDY ile bağlantılı bir suç işlendiğine dair kuvvetli belirti olarak kabul etmesinin temelsiz ve keyfî olduğu ifade edilemez.

MURAT SABUNCU: Darbe teşebbüsü sonrasında Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olan başvurucuya isnat edilen suçlamanın temelinde gazetede yayımlanan manşet, haber ve........

© Diken