We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

‘Sui generis’ post-FETÖ davası

61 11 0
21.06.2019

Türkiye’nin seçime kilitlendiği günlerde, en az seçim kadar ülkedeki demokrasinin sınırlarını ilgilendiren bir davanın hazırlıkları yapılıyor. İstanbul seçiminin ertesi günü Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu’nun tutuklu olduğu 16 sanıklı Gezi davası başlayacak.

Gezi davası, siyasi iktidarın söylemlerini iddianame haline getiren bir metin. Daha da vahimi FETÖ’cü suçlamalarıyla firarda veya tutuklu olan polislerin ve savcıların hazırladığı delillerle oluşturulmuş bir iddianameye dayanıyor.

Yani esasen Ergenekon, Balyoz, KCK davaları ile aynı karakterdeki bir davaya, bir tür post-FETÖ yargılamasına şahit olacağız. 24 Haziran Pazartesi günü Silivri’de başlayacak olan dava, altı yıl önce, Gezi protestoları devam ederken, daha sonra Fethullahçı örgütün elemanları oldukları iddiasıyla hakkında yakalama kararı çıkarılan savcı Muammer Akkaş’ın açtığı soruşturmaya dayanıyor.

‘Anayasal suçları soruşturma bürosunda’ görevli olan Akkaş, dosyaya giren belgelerden anlaşıldığı üzere soruşturmayı yine kendi meşrebince, yani çok bilinen FETÖ yöntemleri ile yürüttü. Telefon dinleme ve teknik takip kararları aldırdı, polisten fezleke hazırlamasını istedi.

Hep aynı hakimler, kumpas davalarında uygulanan yöntemlerle suç unsuru bulamamalarına rağmen dinleme ve teknik takip kararlarının sürelerini uzattı. Dinleme ve takip kararlarında ne işlenmiş bir suç ne de şüphesi vardı ama uzatılan bu kararlarla soruşturma dosyası açık tutuldu.

FETÖ davasından tutuklu bulunan dönemin Kaçakçılık Organize Suçlar Şube Müdürü Nazmi Ardıç’ın imzasını taşıyan polis fezlekesi de aynı ruhu taşıyordu. Fezleke hiçbir somut delil ileri sürmeden Gezi olaylarının arkasında Kavala üzerinden George Soros’un Açık Toplum Enstitüsü olduğunu ileri sürüyordu.

Fezlekeye göre Otpor ve Canvas grupları Sırbistan, Gürcistan ve Arap baharında olduğu gibi Gezi’yi de........

© Diken