Patriyot Hayati
Böyle demiş Cemal Süreya: “İstanbullu. O kadar ki, Ankara’da bile Üsküdar’da oturmuştur.”Böyle demiş Ahmet Oktay: “Patriyot konuşuyor, elleri kuşlarmışçasına.”Böyle demiş Edip Cansever: “Bir gün bile ölmezsin benim sözlüğümde.”
Patriyot Hayati, göçmenliğin bütün ayrıntılarını yaşamış, zenginliğin ve yoksulluğun bütün sokaklarında dolaşmış. Babasından kalan mirası, annesinin kendisine bağışladığı payla birlikte, Kilyos’ta bir kadın arkadaşıyla kısa sürede yiyip bitirmiş ve hemen o günün sabahında, oracıkta iş aramaya başlamış.
TKP’ye yönelik 51 Tevkifatı’nın unutulmaz isimlerinden birisidir. Kim yok ki o tevkifatta… Şefik Hüsnü, Zeki Baştımar, Reşat Fuat Baraner, Mihri Belli, Sevim Tarı, Enver Gökçe, Mübeccel Kıray, Arif Damar, Ruhi Su, İlhan Başgöz, Orhan Suda, Behice Boran, Şükran Kurdakul, Nejat Özön, Vedat Türkali, Ahmet Arif, Arslan Kaynardağ, Kemal Bekir, Sadun Aren…Aylarca direnmenin, susmanın ve çıldırmamanın yollarını bulmuştur. Kanunlara göre kimsenin 24 saatten fazla kalamayacağı bir hücrede aylarca ışıktan, yemekten, sudan mahrum bırakılarak, ağır işkenceler altında, Sansaryan Han’da, 118 kişinin yıllarca süren yargılanma sürecinde hapis ve sürgün cezası aldığı davada…
Mahir Çayan da gelirdi
Öncesinde ve sonrasında yapmadığı iş yok gibi… 1980’de emekli oluncaya kadar sürekli iş değiştirmiş. Çok inatçı olmasından belki de tutunamamış bir işte uzun zaman.
“Öğrencilik yıllarında Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nde, Beden Terbiyesi’nde… 27 Mayıs’tan sonra Gazeteciler Cemiyeti lokantasının yöneticisi; daha sonra Devlet Su İşleri’nin ilk dinlenme kampını kuruyor. Niğde’de sürgündeyken, otel kâtibi ve özel Fransızca öğretmeni. İstanbul’da, Yeniköy Turizm Oteli’nin (bugünkü Carlton) müdürü; Edirne’deki........
