Enver Ercan, sen sözcüğün tekisin! |
Enver Ercan, sen sözcüğün tekisin!E
Oradadır Enver Ercan, güvenebileceğin bir yerdedir. Ne olursa olsun doğruyu söylemenin bıçkın bir cümlesi gibidir; eğip bükmez, gündelik dili ve argoyu çok iyi bilir, ahbapları ve yarenleri eşraftandır, şuara tayfasında ve bürokraside tanınır ve sevilir. Ayrışırız; benim gibi her fırsatta ‘ve’ bağlacını kullanmaktan hoşlanmaz.
Cağaloğlu’nun sabahına gitmek için Kadıköy’de Eminönü iskelesinde karşılaşabilirdiniz kendisiyle, yokuşu çıkıp Varlık’taki masasına oturmadan önce yarenlik edebilirdiniz.
Cağaloğlu’nda ne bir gazete bürosu gördüm ne bir dergi ofisinde çay içtim. Hepsi taşınıp gitti bir yerlere. İkitelli yeterince uzaktı, gözden ırak olmalarında bir sakınca yok bence. Madem o kadar yalan söylüyorlar, bari biraz uzakta söylesinler.
Varlık’ın bürosunda Enver Ercan’ı hiç ziyaret etmedim, arada bir nedenle telefonla görüştüğüm oldu ama onu daha çok Kadıköy’de, Beşiktaş’ta ve kitap fuarlarında gördüm.
Adnan Özyalçıner’le Enver Ercan akrabalığı
Cağaloğlu’na çıkıp Gazeteciler Cemiyeti’nin önünden döndükten sonra Tabipler Odası’nın binasının içinde Yazko ve Somut’un idari merkezi yer alıyordu. Yazko’nun başında Erol Toy vardı. Somut’ta Mehmet Fuat ve Hayati Asılyazıcı yönetimdeydi. Adnan Özyalçıner ve Sennur Sezer hem Yazko hem de Somut için çalışıyorlardı. Gelip gidenler bazen o kadar kalabalık olurdu ki Sennur çalışacak yer bulamaz, karidora çıkıp bir masaya yerleşerek işine devam ederdi. O ziyaretlerden birine Enver Ercan ve Murat Tuncel birlikte gitmişti. Salonda yanına ilişen ikiliyle ilgileniyor, arada da işini yapıyordu Sennur.
Sennur Sezer olur da Adnan Özyalçıner olmaz mı? O koridorda Sennur’a bir şeyler danışmaya gelen Adnan genç edebiyatçılarla konuşmaya başladığında, Enver “Ben sizi tanıyorum, eşimin akrabası oluyorsunuz” dedi. Sohbet genişledi, çaylar söylendi. Hatta Enver Ercan’ın işsiz olduğunu öğrenince, Seyyit Nezir’le konuşması ve Yeni Düşün’de çalışması üzere Adnan Özyalçıner öneride bulundu akrabasına. De Yayınları’nın da o dönem Seyyit Nezir’de olduğunu düşünürsek Enver Ercan’ın dergicilik ve yayıncılık geçmişine bir kerteriz koyabiliriz.
Geçen gün Adnan Özyalçıner’i aradım. “Enver Ercan’la nasıl bir akrabalığınız vardı?” diye sordum. Bir kan bağları yok ama bir evlilik sonucu akraba sayılırlar. Özge’nin annesi Adnan abinin teyzesinin oğlu Kâzım’ın kızıymış. Hayret, teyzasinin adını anımsamadı Adnan abi… Bugünleri de mi görecektik…
Varlık’tan Yasakmeyve’ye uzun yıllar
Varlık dergisinin yayın yönetmeni olduğu yıllarda Enver Ercan Varlık Yayınları’nda da kitaplar yayınladı. Sonra Yasakmeyve geldi, Komşu Yayınları ilk kitaplarını yayınladığında, ortadan dikişli kitapları kimimiz ‘sağlık karnesi‘ne benzetmiştik. Yasakmeyve dergisi ne yazık ki onun hayata veda etmesinden sonra 100’üncü sayısına erişemeden yayın hayatına veda etti. Ancak derginin kapağına taşıdığı........