menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Talih ya da Carmina Burana

27 0
26.04.2026

Talih ya da Carmina BuranaT

Talihli bir haftaydı.

Kapalı gişe gösterimini sürdüren Devlet Opera ve Balesi’nin Carmina Burana gösterisine, açık bir davet aldım.

Bedelini ödemek kaydıyla icabet ettik. O halde aklımızdan ve gönlümüzden geldiği gibi yazma hakkımız saklı!

Perde açıldı. Koro bir çığlık gibi yükseldi.

Eğer öncesinde merak edip, eseri oluşturan şiirlerin sözlerini biraz okuduysanız kendi dilinizde; kendi hayatınızın ortasına düşüverirsiniz.

Eserin ilk sesi ‘O Fortuna’dır.

Talih tanrıçasına bir haykırış. Hiçbir şeyin kalıcı olmadığını söyler. Ne aşk ne gençlik ne servet ne iktidar ne acı… Sahnede henüz perde açılmadan, kader çoktan yerini almıştır salonda… Ve sen kendini koltukta oturuyor zannederken, bir talih çarkının üstündesindir.

Kader ya da talih! Talih çevirisinin ben daha doğru olduğunu düşünüyorum. Kader kavramına göre, biraz daha insanın kendisinin hiç katkısı olmadığı halde başına gelenleri anlatır.

O nedenle ‘Kör talih’ de vardır. ‘Talihin yaver gitmesi’ de…

Oysa talih, sanat eserlerinde, özellikle Barok dönemde, 14. ve 17. Yüzyıl arasında kullanılan bir şey olsa da hayatın hakikatinde yeri çok azdır. Bana göre yoktur diyeceğim de kimsenin de hayalini yıkmayayım!

Önümdeki sırada oturan iki şık, eğitimli, hani yeri gelince adap filan öğretmeye yeltenecek iki hanımefendi; program öncesinde kayıt yapılmaması, görevliler tarafından kesin olarak rica edilmesine rağmen, eser boyunca, yani yaklaşık 70 dakika hem telefonlarının ışığını gözüme soktular hem de durmaksızın kayıt aldılar.

Ayıp hanımefendiler ayıp!

Eğer yakalansalar ve uyarı alsalar ‘kör talih bizi gördüler’ diyeceklerdi. Kimse görmedi ya da ilgilenmedi onlarda şimdi ‘talihimiz yaver gitti........

© Diken