Kültür ve sanat nereye?

Kültür ve sanat nereye?K

TÜİK, 2025 Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri 2025 verisini yayımladı, bunun üzerine de yorumlar başladı.

Herkes kendi okuduğu biçimde bakarak verileri yorumluyor. Bu konuda yayınlanan başka bir veri de olmadığına göre, kültür ve sanat hayatımıza TÜİK’in açtığı bu pencereden bakacağız.

Soru aslında derin. ‘İnsanlar Kültür ve Sanat Tüketiyor mu?’nun ötesinde ‘Hangi kültürel mekan, hangi ekonomik koşullarla, hangi yaş grubunda, hangi şehirde kültür ve sanata ulaşılıyor?’

Rakamlara boğmadan, sonuçları kısaca okuyalım.

Sinema seyircisi  azalmış. Yerli filmde ,3 yabancı filmde ise ,7 düşüş var. Aslında hiç  fena sayılmaz! Bütün sezon boyunca dolu bir seansa hiç denk gelmedim. Hafta içi, hafta sonu, matine suare; hep 15 kişiyle film seyrettim.

86.092.168 kişi Türkiye nüfusu… Kişi başına yılda yaklaşık 0, 32 sinema bileti demek. Yaklaşım her 3 kişiye yılda bir kez sinema ziyareti demek.

Bu oran çok kritik. Çünkü sinema, 20. yüzyıl boyunca Türkiye’de en geniş halk eğlencesi biçimlerinden biriydi. Bugün ise sinema, geniş kitle eğlencesi olmaktan çıkıp daha seçici, daha pahalı, daha mekâna bağımlı ve daha orta sınıf bir tüketime dönüşüyor.

Sinema salonu başına düşen yıllık seyirci yaklaşık 12.798 kişi. Bu, salon başına günlük ortalama 35 seyirci civarında bir hacme işaret eder. Koltuk başına yıllık seyirci sayısı yaklaşık 109. Bu da her sinema koltuğunun yılda ortalama 109 kez kullanıldığı anlamına gelir. Kâğıt üzerinde fena görünmeyebilir ama sinema ekonomisi açısından hafta içi boş salonlar, yüksek kira, AVM bağımlılığı, dağıtım baskısı ve bilet fiyatı düşünüldüğünde bu hacim kırılgan bir yapı demektir.

Tiyatro salonlarının sayısına gelince artmış.

İlk bakışta iyi gibi… Ancak ödeneksiz ve büyük sermayenin dışında yer alan sahnelerde sezon boyunca........

© Diken