Büyüsü bozulmuş dünya
Yazının başlığı Max Weber’den.
Bazı insanlar eksilir, bazı filmler yakılır, etik sana göre/bana göre olana evrilir…
Dünya anlamdan, sanattan, felsefeden arındırılır.
Akıl ilerler, ama ruh daralır.
İoanna Kuçuradi hoca diyor ki; “Özgür olmamakta, özgür değiliz.” Devam ediyor, “Kişi kendini davranışlarıyla seçer ve seçtiği kişi olur.”
Özgürlük ve seçimlerimiz!
8 Şubat’ta kendi vatanında yorgun bir kalple yaşama veda eden Cem Karaca, bu konuda ne düşünüyordu dersiniz?
Ya da 1983 yılında “Evet Yorgun Savaşçı dizisini ben yaktırdım” diyen bir insan, 1993 10 Şubat’ında dizi TRT ekranlarında yayımlanmaya başladığında kim olmayı seçmişti?
Bazı toplumlar kahramanlarını yalnızca öldüğü zaman sever.
Bazı kahramanlar toplumun gözüne öldürerek gireceğini düşünür.
Etik ve ahlaki açıdan baktığımızda doğru olan hangisidir? Doğru olan her zaman iyi midir?
İyi olan her zaman doğru mudur?
Alacakaranlıkta yönümüz kaybolduğunda felsefenin ışık olabileceğini öğrenebildik mi?
Pek matah bir şeymiş gibi ‘Düşün düşün, zordur işin!’ diye vecize yumurtlayanlar, düşünmediği zamanların boşluğunu neyle dolduruyor?
Cem Karaca........
