Butlan > Sultan
Kemal Bey muradına erdi. Koskoca bir topluluk (85 milyon kadar insan) işini, gücünü, derdini, tasasını bıraktı. Herkes O’nu düşünmeye, konuşmaya, kabuslarına konuk etmeye mecbur kaldı. Geleceğimiz ipin ucunda olmasa gülünç koltuk mücadelesini sempatiyle bile takip edebilirdik belki. Fakat bu trajik varoluş çırpınışı memleketin kaderini etkileyecek raddeye varınca, işin romanesk yönünü gözardı etmek mecburiyetinde kalıyoruz. Kemal Bey’in his ve zihin dünyasını ele almak lezzetli bir yaz meşgalesi değil, zaruret halini alan bir azaba dönüşüyor.
Bilindiği üzere işbirlikçilik, siyasal kültürümüzün en asli ve değişmez unsurlarından. Maddi/manevi menfaatleri uğruna bir partiden diğerine (genelde zayıftan güçlüye) sek sek oynayan ne milletvekilleri, ne belediye başkanları, ne il ve ilçe teşkilatları gördü bu gözler. Hepsi de Kemal Bey’e benzer şekilde üst perdeden utanç verici açıklama ve davranışlarla ‘faaliyet-i hainanelerini’ örttüklerini düşünerek ikbal yolunda yürüyüşlerine devam ettiler. Kimi çoktan unutuldu, kimine karşı duyulan öfke zaman aşımına uğradı, mizah konusuna dönüştü. Ne var ki Kemal Bey bu uçsuz bucaksız listenin açık ara en tepesine iftiharla yerleşerek, özel bir muameleyi hakketti. Onu siyasal ahlaksızlık tarihimiz bağlamında ele almak, boynumuzun borcu.
İşbirlikçilik tarihimizin geleneksel olarak öne çıkan ismi, Sultan Mehmed Vahdeddin’dir. Elbette, yüz yıl önce yaşamış bir padişahla 21. yüzyılda kaptırdığı koltuğun peşine düşen bir ana muhalefet partisi başkanını karşılaştırmak ilk bakışta abartılı görünebilir. Biri, tarihin o döneme kadar gördüğü en şiddetli ve kırıcı harpten mutlak yenilgiyle çıkmış bir monarşinin tahtına usul ve teamüle uygun biçimde oturmuş bir Sultan, diğeri derin sorunlarına rağmen görece istikrarlı ve korunaklı bir Cumhuriyet’in ana muhalefet koltuğuna tekrardan tırmanmak isteyen düşkün bir siyasal figür. Aynı coğrafyayı paylaşmalarına rağmen iki tarihsel aktörün kişilik ve eylemlerini şekillendiren toplumsal, ekonomik ve siyasal koşullar bambaşka, karşılaştıkları engeller de öyle.
Aralarında paralellik kurmayı zorlaştıran, daha teorik bazı problemleri de sayabiliriz.........
