2025 Yıl Sonu Edebiyat Değerlendirmeleri-XXIII: Sema SOYKAN |
2025 yılı edebi anlamda sizin için nasıl geçti?
BELKİ adlı romanımı yılın ortasında yayınevine teslim etmem gerektiğinden dolayı açıkçası 2025’in ilk altı ayı yazma ve okuma anlamında çok yorucu geçti. İkinci altı aya ise romanın imza ve söyleşi etkinlikleri ile yeni yazılacak kitabın araştırma serüveni eklendi. Özetle, son 15 yılda olduğu gibi bu yıl da okuyarak, araştırarak ve yazarak geçti diyebilirim.
Bu yıl okuduğunuz ve sizde iz bırakan üç kitap adı söyler misiniz?
Büyük Ayrılık, Kemal Anadol
Sıfır Noktasında Kadın, Neval El Sedfavi
İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye, Erol Ulubelen
Türk edebiyatında bugün karşılaştığımız en büyük sorun yazmak mı, yayımlanmak mı, okunmak mı?
Bu üç olgu birbirinden kesin çizgilerle ayrılamaz diye düşünüyorum. Ama ilk kitap çıkaracaklar için öncelikle yayımlanmak denebilir.
Diğer yanda ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sorunlar, psikolojik yorgunluk, sosyal medya mecralarına artan talep ve buralarda harcanan zaman okunmak bağlamında sorun olarak görülebilir.
Malum, ekonomik sorunların arttığı, kitap okumanın ihtiyaç olarak görülmeyip lüks bir etkinlik olarak değerlendirildiği ve kültürel yozlaşmanın arttığı toplumlarda, öncelikler de haliyle değişiyor.
Özellikle tarihi roman, araştırma içerikli eserler bence yazması en zor ve okunma oranı en düşük kategoriler.
Ayrıca içeriği tarih, siyaset gibi........