Türklüğü Anadolu’da Bin Yıllık Tarihe Hapsetmek: İslamcı ve Türkçü Tarih Anlatılarının Ortaklığı
İslâmcıların ve sûfî milliyetçilerin mutabakatı “1000 Yıllık Türklük Tarihi” yaklaşımı idi. Bu yaklaşım erken dönem Cumhuriyet aydınlarının ortak aklı olarak ortaya çıktı. Temel karakteri iki unsura dayanıyordu:
1) Kemalist Türk Tarih Tezi’ne muhalefet,
2) Neo-Osmanlıcı tarzda yapılanmış bir devlet nizamı.
Bu perspektif Kemal Tahir’in de üzerinde yürüdüğü bir yol olduğundan “1000 Yıllık Türklük Tarihi” anlayışının “sol”da da uç verdiği söylenebilir. Ancak bu damar daha çok milliyetçi/Anadolucu İslâmcı düşünürler tarafından işlendi. Yahya Kemal mezkûr düşüncenin erken temsilcisi sayılabilir. Fakat o “Oğuzlardan önce Anadolu’da Peçenek/Avar/Kıpçak Türkleri vardı” tespitini yapabildiği için İslâmcı kesimin de Türk-İslâm milliyetçilerinin de düşünsel üstadı olamadı. Yahya Kemal, Kemalist Türk Tarih Tezi ile de buluşan görüşleri savunduğundan (Nev Yunanîlik veya İslâm-Roma) itibar edilmedi. Yahya Kemal’in Osmanlı’yı mahkûm eden söylemleri de İslâmcılarla Türk-İslâmcıların buluştuğu zemin bakımından “işlevsel” değildir. İşte bu zeminde Necip Fazıl, Nurettin Topçu’nun inşa etmeye çalıştığı fikriyatın genişleme potansiyeli göstermesi kaçınılmaz olmuştur. Necip Fazıl ve Nurettin Topçu’nun fikriyatı bir tarih okuması değil; bir meşruiyet zinciri inşası olarak tasarımlanmıştır. Her iki müellifin de bir sûfî mürşide (Necip Fazıl, Abdülhakim Arvasi’ye; Topçu, Abdülaziz Bekkine’ye) bağlandığı biinmektedir. Böylece Osmanlı’nın kuruluşunda Osman Beğ’in Edebali’nin kızıyla evlenerek devlete teolojik/hikemî ruh üflenmesine benzer şekilde iki münevverin de “manevî hamleyi” yeniden harekete geçirmeyi amaçladığı söylenebilir.
Necip Fazıl’ın, Nurettin Topçu’nun “eski Şamanist Türklüğün tarihi bizim tarihimiz değildir” görüşü farklı düşünürler tarafından sonradan benimsenerek pekiştirilmiştir. 1000 yıllık tarih tezinin temellendirilmesi için Ahmed Yesevî’ye referans verilmesi tarihi verilere yaslanmamakta, “metafizik meşruiyetin yeniden üretimi” olarak dolaşıma sokulmaktadır. (Ahmed Yesevî’nin “Divân-ı Hikmet” adlı eserinin otantik olmadığı ve ölümünden dört yüz-beş yüz yıl sonra yazıya geçirildiği hususunu başka bir makalemde........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin