menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Selçuklu–Osmanlı Parantezinde Türklük: 1000 Yılcı Milliyetçilik Eleştirisi

7 0
25.01.2026

Yalçın Koç’un “Anadolu Mayası”, İsmet Özel’in “Anadolucu Kalın Türk”, Sait Başer’in “Türk Müslümanlığı” kavramlaştırmalarına ve kimi yazarların “Anadolu’yu Yesevî Töre ile şenlendirdik” yaklaşımına itiraz etmiş olmam, [1000 Yılcı Milliyetçilik] diyerek kategorize ettiğim Türk-İslâm Milliyetçileri ile aramızda mesafeye neden olmaktadır. [1000 Yılcı Milliyetçilik] fikriyatının farklı versiyondaki müntesipleri Türklüğü Selçuklu-Osmanlı hattında “Türk, Müslümandır” retoriği üzerinden kimliklendirmektedir. Türklüğü Selçuklu-Osmanlı devletlerini kuran “Müslüman Oğuz” kimliği ile tanımlamak, Anadolu’daki 1071 öncesi Kıpçak-Peçenek-Avar-Bulgar-Hazar Türklüğünü ve daha eski tarihlerdeki Trak/Troya/Pelasg halklarının Türklüğünü yok saymak anlamına gelmektedir.

Nuh Peygamber’in oğlu Yafes’in (Japeth) oğullarının ve torunlarının soyundan geldikleri bildirilen İyonyalılar’ın Türklüğü de [1000 Yılcı Milliyetçilik] tezleriyle reddedilmekte, Türk’ün SOY TEMELLİ varlığı yerine AVRASYA’da yayılmış ve BÜTÜNTÜRKLÜĞÜ de dışlayacak şekilde İSLÂM’LA KAZANILMIŞ TÜRKLÜK fikriyatı egemen kılınmaktadır.

Güzide Filiz Tuzcu’nun makalesinde de belirtildiği gibi, İyonyalılar Grek-Yunan olmayıp, kökenleri TÜRK MİLLETİ’nin atalarından gelmektedir:

“Batılılar, Türklerle akrabalık bağları olduğunu tespit ettikleri ‘Antik Etrüsk – Lidya – İyonya – Sümer – Hitit Kavimlerine’ ait alfabeleri, tabletleri, kişileri, kralları, tanrı ve tanrıça adlarını ‘gizlemekte’ hiç zorlanmamışlardır. ‘Etrüsk’ adının, söz konusu bu antik kavmin kendine vermiş olduğu bir adlandırma olmadığından söz etmiştik. Ayrıca bu kelimenin de ‘Tur-k’ sözcüğünden türetilmiş bir kelime olduğu tespit edilmiştir. Araştırmalarımız neticesinde, Etrüsk adıyla dünyaya tanıtılan antik insanların, ‘Gök – Türk Soyundan Gelen Asena Kolu’ olduklarını ve bu insanların da zaten kendilerini ‘Asena’ adıyla tanımlamış oldukları belirlenmiştir.” (Tuzcu, 12.05.2020).

Tuzcu’ya göre “Tarihi bulgular Lidyalıların – Etrüsklerin – İyonyalıların – Fenikelilerin – Frigyalıların vs. birbirleriyle ‘akraba kavimler’ olduklarını ortaya koymuştur.” Tuzcu, William Mitchell Ramsay’in, 1919 yılında ortaya koymuş olduğu bilgilerin, antik Anadolu kavmi olarak bilinen İyonyalıların, Grek oldukları tezini çürüten bir kanıt olduğunu ifade etmekte ve Ramsay’dan şu alıntıyı yapmaktadır:

“Anadolu’da yaşamış antik milletlerden İyonyalıların Greklerle bağlantıları yoktur ve tarih boyunca olmamıştır. Bir başka deyişle İyonyalılar Grek olarak nitelendirilemezler. İyonyalılar, Anadolu’nun Batısında, Ege kıyılarında çoğalan ve gelişme kaydeden bir ırk olmuşlardır. Eski Ahitte (İncil’de), Nuh peygamberin oğlu Yafes’in (Japeth) oğulları ve torunlarının soyundan geldikleri bildirilen ‘İyonyalıların’ kimlikleri konusuna açıklık getirilmeden, antik tarih konusunda mesafe kat edilmesine imkân yoktur.” (Tuzcu, 12.05.2020).

Murat Orhun’un doktora tezinde de Etrüsklerin genetiğinin Türk genetiği olduğu yolunda bir araştırmaya yer verilmekte ve bu kavmin Anadolu’dan İtalya’ya göç ettiği vurgulanmaktadır:

“G. Barbujani başkanlığındaki İtalya ve İspanya’nn çeşitli üniversitelerine mensup on üç ilim adamndan (G. Barbujani, C. Vernesi, D. Caramelli, I. Dupanloup, G. Bertorelle, M. Lari, E. Cappellini, J. Moggi Cecchi, B. Chiarelli, L. Castri, A. Casoli, F. Mallegni, C. Lalueza-Fox) oluşan bir heyet, on farklı Etrüsk yerleşim alanındaki mezarlardan elde edilmiş, MÖ 7. yy. ile MÖ 3. yy. arasnda yaşamış farkl kişilere ait 80 adet kemik örneği arasından incelemeye uygun olduğunu görerek seçtiği 30 adet kemik örneği üzerinde DNA analizi gerçekleştirmiş ve şu sonuçlara ulaşmıştır: 1- Etrüskler, genetik açıdan günümüzde İtalya’da yaşayan İtalyanlarla değil, Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika bölgesinde yaşayan insanlar, özellikle çok kuvvetli bir şekilde de Türklerle akrabadırlar. Etrüsk genetik havuzlarındaki Türklerin pay, araştırmaya konu olan diğer toplumlardan üç kat daha fazla olup, Türkler ile Etrüskler arasında bir gen akışı söz konusudur. 2- Etrüskler, genetik birliği olmayan, yani biyolojik olarak heterojen bir kavim değil, genetik birliği olan, yani biyolojik olarak homojen bir kavimdir. Etrüsklerin genetik olgunlukları modern toplumların seviyesine sahip niteliktedir.” (Orhun, 2008: 31).

Murat Orhun, Herodot’un Etrüsklerle aynı tarihte yaşadığını ve bu kavmin Lidyalılarla kardeş olup, Anadolu’dan İtalya’ya göç ettiğini yazdığını da ifade etmektedir (özetleyerek aktardım):

“Herodotus, Lydia kral Atys’n oğlu, yani prens Tyrrhenos önderliğinde deniz yoluyla Anadolu’daki Lydia’dan İtalya’ya göç eden ve kendilerini Tyrrhen olarak isimlendiren bir kavimden bahsetmektedir. Lydia’da Tyrrha ismini taşıyan bir yer bulunmaktadır. Turannos sözcüğü Lidcede prens, hükümdar anlamlarına gelmektedir. Bunlar Tyrrhenoiler ve Tyrrhenlerin, yani Etrüsklerin filolojik bakımdan Anadolu ile irtibatlandırılmalarını sağlamaktadır. Herodotus’un Historiai isimli eserinde bahsi geçen Pelasgoilerin Etrüskler ile yakından ilgisi vardır. Zira, Pelasgoi ismi Etrüskler’i işaret........

© dibace.net