Gün Batımına Karşı

Çocukluğum, bacası tüten evlerin arasında geçti. O evler, her sabah dumanıyla gökyüzüne haber salan, her akşam sessizliğiyle köyün yüreğini ısıtan evlerdi. Yaz akşamlarında köy, güneşin son ışıklarıyla birlikte yavaşça susardı. O saatlerde, rahmetli dedem küçük teybine Ali Dıre’nin kasetini takar, dış kapının önündeki siyah taşın üzerine otururdu. Yüzünü gün batımına çevirir, sigarasını yakmadan, sadece dinlerdi.

Şalvarının cebinde her zaman bir avuç........

© dibace.net