Salah Birsel’in Dört Köşeli Üçgen’ini Yuvarlamak: Kitapla Sarılıp Filmle Dövüşmek…

Bazı kitaplar beni yaz, beni konuş diye seslenirler bana. Salah Birsel’in Dört Köşeli Üçgen romanı da öyle seslendi. Romanın sesi uzun süre kulaklarımda yankılanacak gibi duruyor. 138 sayfa incecik derya deniz bir kitap. Roman etiketiyle çıksa da ben roman diye seslenmeye imtina ettim nedense. Öykünün sınırı nerede biter romanın sınırı nerede başlar bilmiyorum. Aslına bakarsanız çok bilmek de istemiyorum. Ben işin okuma keyfi boyutundayım daha çok. Bu keyif ilham boyutuna da evrilirse dört başı bayındır bir okuma oluyor benim için.

Girizgâhı uzattım. Girizgâh beni uzat diyorsa diklenmemek gerek belki ama laf bir kere çıktı ağzımdan geri dönmek olmaz. Sadede geldim. Dört Köşeli Üçgen‘in daha ilk satırlarında mal bulmuş mağribi, maden bulmuş siyasetçi, Bizans sikkesi bulmuş kazı bilimci gibi şenlendi ruhum. Bu keşfin bana ait olmadığını belirtmeliyim. Kuzey Kayahan Saran tavsiyesiyle okudum çünkü.

Ana karakter bir gözlemci olarak tanıtıyor kendini. Karakterin ağzından dinliyoruz kitabı. Gerçek ismini söylemiyor bize. Lüzum görmüyor demek ki. Vardır bunun da kitap içinde bir hikmeti. Tütün Yaprakevi’nde bekçilik yapıyor karakterimiz. Gözlemciliğinden dolayı karıştığı bir olaydan sonra kovuluyor ve sonrasında geçici olarak birçok iş yapıyor. Gözlemciliği elden bırakmıyor hiç. Hatta gittikçe uykuda geçen zamanından alıp gözlemciliğine aktarıyor. İnsanların yüksek sıcaklıktaki davranışlarını gözlemlemek için çalıştığı fırının ustasını ateşe yaklaştıracak kadar ileri gidebiliyor. Gözlem yapmak için meczup gibi dolanıyor her yerde.

Kendi durumundan rahatsızlık duymaya başlasa da gözlemcilik onun içinden gelen bir şey olduğundan mani olamıyor kendine. İşi, gözlem yapanların gözlemine, gözlem yapanların gözlemini yapanların gözlemine şeklinde pi sayısı gibi sonsuzluğa götürüyor. Ona göre dünyayı gözlemcilik kurtaracak.

Sarkastik bir anlatım tarzı var. Okurken yer yer kıkırdadım. Hani ortamlarda bazı insanlar vardır. Komik değillerdir ama söyledikleri diğerlerini güldürür. Öyle bir karakter........

© dibace.net