menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

VE CELLE SENÂÜKE: ÖLÜMÜN ÖNÜNDE ALLAH'IN YÜCELİĞİ

19 0
saturday

Cenaze namazı, ölüm gerçeğinin en çarpıcı şekilde hissedildiği ibadetlerden biridir. Cenaze namazında ne rükû vardır ne secde. Ne uzun kıraatler vardır ne de dünya hayatının gösterişleri; dört tekbir, dualar, selam, bir de geride kalanların, ebedî yolculuğa uğurladıkları din kardeşleri için Allah'ın rahmetine sığınma duaları vardır. Bu namazın başlangıcında okunan Sübhâneke duasına, Hanefî geleneğinde anlamlı bir ifade ilave edilir: “Ve celle senâüke…” Yani, “Sana yapılan övgü yücedir.”

Sübhâneke duası, baştan sona Allah'ın kusursuzluğunu, yüceliğini ve mutlak hâkimiyetini ifade eder. İbadet, insanın Allah karşısında haddini bilmesidir. Kulluğun özü, insanın kendi acziyetini ve Allah'ın mutlak kudretini idrak etmesidir. İnsan Allah'ı överek O'na bir büyüklük kazandırmaz. Allah zaten büyüktür. İnsan, Allah'ı yücelttiğinde kendi kalbini ve kulluk şuurunu yüceltir. Allah'ın övgüye ihtiyacı yoktur. Allah'ı övmeye muhtaç olan insandır. Hanefî mezhebinde yaygın uygulamaya göre cenaze namazında Sübhâneke duası “Ve celle senâüke” ilavesiyle okunur. Hanefî fıkıh geleneğinde cenaze namazının dua niteliği taşıması, bu ilavenin okunmasının gerekçelerinden biri olarak açıklanmıştır. Türkiye'deki yaygın uygulamada, bu ilave beş vakit namazda okunmamakta, cenaze namazında ilave edilmektedir. Bununla birlikte bu ifadenin cenaze namazında unutulması namazı geçersiz kılmaz. Dinî bir geleneğin hikmetini anlamak kadar, onun hükmünü ve dayanağını doğru bilmek de önemlidir.

Cenaze namazında “Ve celle senâüke” ifadesinin okunmasının üzerinde düşünülmeye değer derin bir manevi anlamı vardır. Çünkü cenaze namazı, insanın fâniliği ile Allah'ın ebedîliğinin birlikte hatırlandığı bir ibadettir. Bir tarafta hayatını tamamlamış, bütün dünyevi imkânlarından ayrılmış bir insan vardır. Diğer tarafta ise hayatı veren,........

© Denge