KIZGINLIK, KIRGINLIK VE KIRILAN KALP...

İnsan bazen kızdığı için kırılır, bazen de kırıldığı için kızar. Kızgınlık; ateştir, kırgınlık ise; küldür. Ateş dışarıyı yakar, kül insanın içine çöker. Kızgın insan bağırır çağırır, kırgın insan susar. En tehlikeli sessizlik; içinde haykırış saklayan suskunluktur. Hayatta insanı en çok düşmanı değil, dostu üzer. Çünkü düşmandan gelen kötülük şaşırtmaz ama sevdiğinden gelen bir tavır; insanın içine oturan bir hançere dönüşür. Kızgınlık çoğu zaman anlıktır. Bir söz, bir hareket, bir yanlış anlaşılma insanı öfkelendirir. Fakat kırgınlık öyle değildir. Kırgınlık; biriken ihmallerin, değersiz hissettirilmelerin, anlaşılmama acısının sonucudur. İnsan kızdığı kişiye bağırabilir ama kırıldığı kişiden uzaklaşır.

Kızgınlıkta hâlâ ilişki vardır. İnsan kızdığıyla mücadele eder, hesaplaşır, konuşur. Kırgınlıkta ise gönül geri çekilir. Çünkü kalp yorulmuştur. Sürekli incinen ruh, kendini korumaya alır. Bu yüzden, bazı dostluklar büyük kavgalarla değil, küçük kırgınlıkların birikmesiyle biter. Bazı evlilikler ihanetle değil, değersiz hissettiren davranışlarla çatırdar. Bazı kardeşlikler de açık düşmanlıkla değil, sessiz kırgınlıklarla kopar.

Kur’an’ın en büyük........

© Denge