menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GÖNÜLLERE NEFES : "EZAN"

16 0
17.07.2026

Ezan; yeryüzünde Allah adına yapılan en büyük ilandır. Günde beş defa semaya yükselen, milyonlarca mümini aynı anda secdeye çağıran ilahî bir davettir. O davet; sadece namaz vaktini bildiren bir anons değil, insanı Rabbine çağıran rahmet nefesidir. Minarelerden yükselen her "Allahu Ekber", dünyanın bütün saltanatlarına meydan okuyan ilahî bir hakikattir. Her "Hayye ale's-salâh", yorulan ruhları huzura; her "Hayye ale'l-felâh" ise insanı gerçek kurtuluşa davet etmektedir. Bugün bütün camilerde ezan okunuyor, fakat ne yazık ki bazı ezanlar gönülleri kuşatmıyor. İnsanı durdurmuyor, düşündürmüyor, gözünü yaşartmıyor. Bazen öylesine acele, öylesine sert ve öylesine bağırılarak okunuyor ki insanın ruhu dinleneceğine kulakları yoruluyor. Hâlbuki ezan bağırmak değildir. Ezan, Allah'ın kullarına olan merhametinin sesidir. Merhamet ise hiçbir zaman öfke gibi duyulmaz. Mikrofonun sesini açmak kolaydır, fakat gönlün sesini açmak zordur. Hoparlörler sesi kilometrelerce uzağa taşır ama ihlassız bir ses birkaç metre ötedeki kalbe bile ulaşamaz. Çünkü ezanın tesiri elektrikte değil, samimiyettedir.

Resûlullah (sav), Hz. Bilal'i sadece gür sesi için seçmedi. Bilâl'in gönlü temizdi, imanı derindi, teslimiyeti tamdı. Onun okuduğu ezan Medine sokaklarında yankılanırken insanlar sadece sesi değil, imanı dinliyorlardı. O sesin içinde çile vardı, sabır vardı, işkenceye rağmen "Ehad, Ehad..." diye haykıran bir........

© Denge