We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Direnen Venezüella Bizim Ülkemizdir

5 1 18
26.01.2019

Kapitalist/Emperyalist sistem, Yeni Dünya Düzeni projesiyle, küresel düzeyde kapitalist devletleri şirket devletlere dönüştürmeye başlamasıyla, burjuva siyasetleri kaybettikleri itibarı yeniden kazanma adına yüzünü popülist politikalara dönmüştür.

Egemenler toplumsal desteğini genişletmek için, söylemini toplumun seçkinlerine değil, daha yoksul kesimleri üzerine kurar. Söylem sosyalist ideolojiye ait olsa da onun için önemi yoktur. Dışlanmışların, yok sayılanların, mağdurların, ’babası’’ umudu olurlar.

Sağ politikalara giydirilmiş sola ait argümanlarla oldukça geniş kesimlerin desteğini kazanırlar. Türkiye’de Kasımpaşa’dan yola çıkan Tayip Erdoğan; onca siyasi badireye rağmen günümüze kadar gücünü kaybetmeden geldi ve ‘’reis’’ oldu. Reis’i yaratan sağ siyasete şahit olan yurttaşlar olarak şimdi Venezuela da neler olduğunu anlamaya çalışıyoruz.

Amerika’ya kafa tutan, çok radikal söylemlerle gündemi belirleyen, kapitalist sistem eleştirisinden daha çok ulusal politikalarla iktidarını ve mevcut kapitalist sistemi devam ettiren, Hugo Chavez sol popülizme örnek olarak gösterildi ve dönemi çok tartışıldı.

Gelelim bu güne; Venezuela’da "Bolivarcı devrimi" gerçekleştirme idealiyle yola çıkan Hugo Chavez'in öğrencisi, destekçisi, sırdaşı Nikolas Maduro, belediye otobüsü şoförlüğünden Venezuela devlet başkanlığına geldi.

ABD’nin uyguladığı ambargo ve farklı dönemlerde ki darbe girişimleri ile Venezüella’da yapılan müdahaleler iktidar değişikliğine neden olmadı. Gelir dağılımındaki bozukluk ülkedeki hoşnutsuzlukları sürekli tetiklendi. ABD’nin desteklediği muhalefet ülke içinde etkinliğini artırdı. 2015 yılındaki seçimlerde meclis çoğunluğu muhalefetin eline geçti. Ulusal Meclisin başkanı seçilen Jose Guaido’un, 2017'de yetkileri elinden alındı. Gerilimli siyaset halkı iki ayrı kutupta saflaştırdı.

Amerikan emperyalizminin, kendi nüfus alanını genişletme stratejisinin özü sömürüsünü yoğunlaştırmaktır. Kapanına kıstırdığı ülkede önce küresel şirketleriyle var oluyor. Sonra bütün şirketlerini güvence altına alacak hükümetlerin iş başına gelmesini sağlıyor, başaramaz ise darbe süreçlerini........

© Demokrat Haber