We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yargı Hukuk Cinayetlerine Devam Ediyor

12 1 23
21.12.2018

Gerek Selahattin Demirtaş ile ilgili verilen kararlar, gerekse Gencay Gürsoy ve Şebnem Korur Fincancı ile ilgili verilen kararlar; uzun süredir devam eden hukuk cinayetlerinde artık zirveye ulaşıldığını gösteriyor. Bu kararlar Türkiye’nin bırakın hukuk devletini, bir kanun devleti dahi olmadığını gösteriyor. Patrimonyalist ülkelerde totaliter bir tek patronun şefliğinde şirket tipi devletler örülürken, yargı da, muhalifler için adli getto, adli tehcir yaratan, operasyonal faaliyet yapan kolluk birimlerine dönüşüyor. Yargının hali Nazi döneminin yargısıyla çok örtüşüyor. O dönemin yargıçları "Bizim yerimizde Führer olsaydı nasıl kararlar verirdi?" pusulasıyla çalışırlardı. Bizde de AKP başkanının hamle direktifleriyle çalışıyorlar.

Selahattin Demirtaş’la ilgili kararlarda, AKP başkanı Anayasanın 138. maddesini ayaklar altına alarak yargıçlara talimat verdi. Anayasanın 138. maddesinde yargıçlara ve yargı organına hiçbir makam, organ, kişinin emir ve talimat veremeyeceği, telkin ve tavsiyede dahi bulunamayacağı amir hüküm olarak belirtildiği halde, gerek anayasada belirtilen cumhurbaşkanı andında, gerekse anayasa 104. maddede belirtilen görev maddesinde: anayasanın uygulanmasını gözetmek, anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye bağlı kalmak, adalet arayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ilkesinden ayrılmamak görevi olan AKP’li Cumhurbaşkanı, anayasanın cumhurbaşkanı and hükmünü de, görev ilkelerini belirten hükmünü de ayaklar altına aldı. AİHM kararı açıklandığı gün Ankara Başsavcısını ayağına çağırarak talimatı verdi. Söz konusu talimat aynı zamanda TCK’da üç ayrı suçun AKP’li başkan tarafından işlenmesi anlamına geliyordu. Yargı görevi yapanı etkileme TCK 227. maddeye göre suçtur. Siyasi hakların kullanılmasını engellemek TCK 114.........

© Demokrat Haber