We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Deniz Gezmiş, Nil Yalter ve Göçmen Hayatlar

1 0 0
22.09.2021

Serginin “Deniz Gezmiş” bölümünde, Deniz &Yusuf & Hüseyin’i simgeleyen grafiklerin önünde takılı kalmam, 1972 baharından haberler veren Milliyet Gazetesi’ni satır satır okuyor olmam, Nil Yalter adlı, Kahire doğumlu sanatçının idamlar karşısında kendi çaresizliğini de belgelediği fotoğraflardan yayılan acıyı derinden hissetmemin nedeni, idam günlerini adım adım yaşayan biri olmamdı. Yarım yüzyıl öncesinin idam günlerine dair solgun hatıralar da canlanmaya başladığında, Bremen’den gelmiş sekiz kişilik gruba refakat eden, sergiyi düzenleyen müze müdür yardımcısı Rita Kersting o sırada, Deniz Gezmiş’in kim olduğunu anlatıyor, onun Almanya’daki 68 öğrenci hareketinin biraz Rudi Dutschke’si biraz da Ulrike Meinhof’u olduğu bilgisini veriyordu. Ben kraft ambalaj kağıtlarına çizilmiş, çerçevelenmiş, yukarıdan aşağıya üç daire ve bir çizgiden oluşan grafikleri inceliyordum. Farklı tonlarda yazısız bir mührü andıran üç daire, Deniz &Yusuf & Hüseyin’in, 6 Mayıs 1972 şafağı kemende geçirilen başlarıydı. Yukarıdan aşağıya uzanan o soğuk çizgi ölümle aralarındaki mesafeyi gösteriyor, her çerçevede üç gencin kırılacak olan boyunları ölüm çizgisine yaklaşıyor, son grafikte sadece ölümü temsil eden tek bir renk bütün tabloya hakim oluyordu.

Sergi odasının grafikleri, gazete kupür ve fotoğrafları girdaba kapılmış kuru yapraklar gibi dönüp dururken etrafımda, o günlerde 36 yaşında olan odasına kapanmış Nil Yalter’in idam günlerindeki kendi çaresizlik ve acısını belgelediği fotoğraflarda, toplumun her kesimini etkisi altına alan kolektif acıyı da hissediyordum ve sergiyi izleyen gruba, o üç genci kurtarmak için beş gencin tünel kazarak hapisten kaçtığını, altı genç ile buluştuktan sonra, Karadeniz’in güzel bir beldesinde NATO üssüne baskın yapıp üç teknisyeni kaçırdıklarını, on bir gencin onunun ve üç teknisyenin idamlara 36 gün kala Kızıldere adlı bir köyde kuşatıldıkları evde öldürüldüklerini anlatma ihtiyacı hissediyordum ama, o günlere dair efsanevi hayatları, sanatsal bir gezi için beş yüz kilometre uzaktan Köln kentine gelmiş gruba anlatmamın mümkün olamayacağını anında bilince çıkarıp suskunluğumu sürdürüyordum.

Neticede sanatsal bir sergideydik. Güneşli........

© Demokrat Haber


Get it on Google Play