We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Günlerimiz

4 0 0
29.11.2018

Bigadiç Sındırgı arası bir köydü. Köyün ahalisi aç değil, açıkta değildi. Toprak, zeytin, hayvancılık, sebze meyve, süt, peynir her evin sofrasına yetiyordu.

Bu köyün gençleri, 1980 faşist darbesinden sonra ilk defa bir kütüphane kurmuşlar, bir yandan üniversite sınavına hazırlanıyorlar, bir yandan toplumsal sorunlara ilgi duyuyorlardı. Yazları hele bir şenlikli oluyor ki köy, şairin “yaz geçer” şiirine inat hiç geçmesin isterlerdi.

Ülkenin değişik üniversitelerinde okuyan gençler, köylerine geri dönerlerdi. Köye taze bir nefes gelirdi, gençlerle. Köy olurdu Ankara, olurdu İstanbul, İzmir, Bursa en çok da Diyarbakır…

Hele o Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okuyan çocuklar yok mu, ne çalışkan, ne saygılı, ne yardımsever ve hürmetkâr.

Yaz, yapılan düğünler gibi neşeli geçer.

Kütüphane, geceleri tıklım tıklım dolardı.

Yaşar Kemal, Sabahattin Ali, Çehov, Jack Landon, Gorki, Nazım Hikmet, Edip Cansever, Kemal Tahir köyün sokaklarında dolaşıyordu sanki.

Köylü arasında çeşitli imeceler yapılırdı. Peynir ve yoğurt ortaklaşarak üretilir ve satılır. Yoğurt kapları ortaklaşa alınır. Ortaklaşmanın bereketi, bütün köye yansırdı. Yoksul evler........

© Demokrat Haber