Hayalet İlanlardan Kaçıp Bumble’a Sığınmak: Uygulamalarda İşlev Kayması ve Sosyal Sermayenin Yeni Pazaryeri

Her üç kişiden biri, flört uygulamasına aslında iş aramak için giriyor. Bu bir tercih değil, geleneksel ağ kurma platformlarının bizi hayal kırıklığına uğratmasının yarattığı zorunlu bir kaçış. Bir yanda “hayalet ilanlar”, diğer yanda “hayalet insanlar” arasında sıkışan insanlar, hayatta kalmak için mecraları birbirine karıştırıyor.

LinkedIn’de profesyonel bir bağlantı kurmaya çalışırken, konuşmanın beklenmedik bir şekilde flört tonuna kaydığını fark ettiniz mi? Ya da bir flört uygulamasında bir profili incelerken, romantizmden önce “network” potansiyeline heyecanlandığınız oldu mu? Eğer öyleyse, yalnız değilsiniz.

Her üç kişiden biri, flört uygulamalarına aslında iş aramak için giriyor. Bu bir tercih değil; LinkedIn gibi geleneksel profesyonel ağ kurma ve istihdam platformlarının yarattığı hayal kırıklığının bir sonucu. Bir yanda cevap alınamayan hayalet ilanlar, diğer yanda samimiyetten uzak hayalet insanlar arasında sıkışan bireyler, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için dijital sınırları esnetiyor.

2025’e geldiğimizde, profesyonel kimliğimiz ile özel hayatımız arasındaki o meşhur duvar büyük ölçüde işlevini yitirmiş durumda. Kim olduğumuz, ne iş yaptığımızdan; ne iş yaptığımız ise kiminle akşam yemeğine çıktığımızdan kolayca ayrış(a)mıyor.

Her 3 Kullanıcıdan 1’i Sosyal Sermayesini Flört Uygulamalarında Arıyor

30 Aralık 2025’te yayımlanan Bloomberg raporuna göre flört uygulamalarında neredeyse her üç kişiden biri, bu platformları iş veya profesyonel bağlantılar için kullanıyor. Küresel kullanıcı sayıları düşünüldüğünde, bu yaklaşık 100 milyon kişiye karşılık geliyor. Bu durumu sadece bireysel bir “yaratıcı çaresizlik” olarak görmek hata olur. Karşımızda, devasa platformların yapısal çöküşünden doğan zorunlu bir çözüm stratejisi var.

Profesyonel ağ sayfaları ve flört uygulamaları bugün aynı hayal kırıklığını besliyor: Şirketlerin hiç doldurmayacakları pozisyonlar için açtığı “hayalet ilanlar” (ghost jobs) ile romantik dünyadaki “konuşulan kişinin bir anda hayalet olması” (ghosting) eylemi aslında aynı madalyonun iki yüzü. İki davranış da temelde aynı görünmezlik ve değersizlik hissini besliyor. Premium üyelikler çoğunlukla niceliği niteliğin önüne geçiren bir algoritmik enflasyon vaat ediyor. Bir işverenin “yalnızca belirli üniversitelerden mezun” filtresiyle mükemmel bir adayı elemesi, birinin flört uygulamasında “1.90 boy” filtresiyle harika bir insanı gözden kaçırmasından farklı değil.

Bu paralellikler o kadar belirgin ki, Mashable’daki bir analizde bir kıdemli işe alım uzmanı da bu benzerliği kendi deneyimleriyle şöyle ifade ediyor: “İnsanların ilişkide ne istediğini tanımlamakta zorlanmasıyla, işverenlerin rolde tam olarak ne istediğini tanımlayamaması arasında her gün gördüğüm bir paralellik var.”

İşte bu yapısal başarısızlık ve aynı duygusal zeminde buluşmama hali, kullanıcıları bir platformun açığını kapatmak için diğerini “hack”lemeye zorluyor. İnsanlar artık “Bu uygulama ne için?” sorusuna verilen resmi cevapla ilgilenmiyor. Tüm dijital envanterlerini tek ve bütünleşik bir pazarlık sermayesine dönüştürüp, hangi platformun o anki ihtiyaçlarına en uygun “pazaryeri” olduğuna bakıyorlar.

İlişkiler, giderek daha fazla, “kim........

© Daktilo1984