menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran-Körfez İlişkilerinin Kısa Bir Tarihi – VI

19 0
previous day

İZLE Çavuşesku’nun Termometresi 2’li Görüş İki Savaş Bir Yazar Cumhuriyet’in Edebiyatı Varsayılan Ekonomi Yakın Tarih Tümünü Gör

Çavuşesku’nun Termometresi

Cumhuriyet’in Edebiyatı

OKU Yazılar Röportajlar Çeviriler D84 INTELLIGENCE Asterisk2050 Yazarlar Kitap Yorum

D84 FYI Hariçten Gazel ABD Gündemi Avrupa Gündemi

İran-Körfez İlişkilerinin Kısa Bir Tarihi – VI

On dokuzuncu yüzyılın son çeyreğinde Körfez’in güney kıyılarında iki büyük dış güç hakimdi. Bu güçlerden biri İngiltere idi. İngiltere on dokuzuncu yüzyıl boyunca, Hindistan yolunun ve deniz ticaretinin güvenliğini sağlamak gayesiyle kıyı şeyhliklerini özel anlaşmalarla kendi imparatorluk düzeninin bir parçası haline getirmişti. Diğeri ise Osmanlı Devleti idi. Osmanlılar 1871’den itibaren el-Ahsa’ya yerleşmiş, Basra vilayeti üzerinden Doğu Arabistan, Katar ve Kuveyt hattında hakimiyetini yeniden tesis etmişti.

Yirminci yüzyılın başında Osmanlı devletinin bölgedeki varlığı çözülmeye başladı ve Birinci Dünya Savaşının hemen arefesinde bu varlık sona erdi. Doğan boşluğu ise İngiltere doldurdu. İngiltere Kuveyt’le 1899 yılında, Katar’la ise 1916 yılında anlaşma imzaladı ve bu ülkeleri koruması altına aldı. Böylece Körfez’in Arap kıyısında Osmanlı sonrası dönemin temel siyasi yapısı tam olarak oluşmuş oldu. Bu çerçeve, klasik sömürge yönetiminden farklıydı. İngiltere bu şeyhlikleri doğrudan ilhak etmedi. Hanedanları yerinde bıraktı. İç yönetimi büyük ölçüde yerel emirlerin eline verdi. Fakat dış ilişkiler, savunma, deniz güvenliği ve başka devletlerle ilişki kurma hakkını kendi denetimine aldı.

Bu düzenden ilk ayrılan emirlik Kuveyt oldu. Kuveyt 1961 yılında İngiltere ile olan anlaşmayı iptal etti ve bağımsızlığını ilan etti. Körfez’in daha güneyindeki emirlikler ise 10 yıl daha İngiltere ile anlaşmalı kaldı. Aslında bu sefer girişim İngiltere’den geldi. İngiltere 1968 yılında Süveyş’in doğusundaki askeri varlığını 1971 sonunda sona erdireceğini açıkladı. Ancak İngiltere ayrılmadan önce geride dağınık, küçük ve birbirine karşı kırılgan şeyhlikler bırakmak istemedi. Bu yüzden Bahreyn, Katar ve BAE’yi oluşturan yedi emirliği tek bir federasyon çatısı altında toplamaya çalıştı. Planlanan yapı dokuz emirlikten oluşacaktı. Ancak bu federasyon girişimi başarılı olmadı. Bahreyn ve Katar ayrı bağımsız devletler olarak devam etmeyi tercih etti. Bahreyn, Ağustos 1971’de, Katar ise Eylül 1971’de bağımsızlığını ilan etti. Geriye kalan emirlikler ise kendi aralarında daha dar bir birlik kurmaya yöneldi. 18 Temmuz 1971’de altı emirlik, Abu Dabi, Dubai, Şarika, Acman, Ummülkayveyn ve Füceyre, Birleşik Arap Emirlikleri’ni kurma konusunda anlaştı. Devlet 2 Aralık 1971’de ilan edildi. Resü’l-Hayme ise birkaç ay sonra, Şubat 1972’de federasyona katıldı.

Körfez’in güney kıyılarının geri kalanı ise Necid merkezli üçüncü Suudi devletinin parçası oldu. Süreç, ikinci Vahhabi-Suudi devletinin son emirinin oğlu Abdülaziz bin Abdurrahman el-Suud’un 1902’de Riyad’ı ele geçirmesiyle başladı. Bu yeni devlet başlangıçta Necid’in belirli bir........

© Daktilo1984