Anti-Semitizmin Modern Hali-4: Yahudi Bankerler

Kapitalizmin on beşinci yüzyıldan itibaren Avrupa’da ve onunla ekonomik olarak eklemlenmiş coğrafyalarda hayatı derinden dönüştürmesi ile paralel olarak Yahudi tefeci figürü de dönüştü. Feodal beylerin, küçük prensliklerin, şehir komünlerinin kenarında duran, hukuken kırılgan ve her kriz anında kurban edilmeye hazır figürün yerini yavaş yavaş sarayların ve devletlerin borçlandığı, kamu maliyesine gömülmüş Yahudi banker figürü aldı.

Rothschild Ailesi

On dokuzuncu yüzyılda bu yeni figürün en sembolik ismi Rothschild ailesiydi. Ailenin kökeni on altıncı yüzyılın Frankfurt gettosuna kadar gidiyordu. Ancak aileyi tarih sahnesine çıkaracak kişi on sekizinci yüzyıl ortasında Mayer Amschel Rothschild oldu. Mayer gettoda madeni para ve antika ticareti yapan, küçük çaplı kredi ve komisyon işleri de yürüten bir tüccardı. Ancak nasıl olduysa Hesse-Kassel prensinin sarrafı oldu ve prensin servetinin yönetimi, tahvil ve hazine bonosu alım-satımı, savaş döneminde nakit ve kıymetli metal transferi gibi işleri üstlendi. Böylece aile, küçük getto esnaflığından “saray finansörü”ne dönüştü. Mayer Amschel ayrıca beş oğlunu Avrupa’nın farklı merkezlerine yerleştirerek beş şehir üzerinden işleyen bir kredi ve bilgi ağı da kurdu. Nitekim ailenin armasındaki beş ok beş kardeşi ve aralarındaki birliği temsil edecekti.

On dokuzuncu yüzyılın ilk çeyreğinde Rotschild finans ağı büyük ölçüde şekillenmişti. En büyük oğul Amschel Frankfurt’ta, Nathan Londra’da, Salomon Viyana’da, James (Jakob) Paris’te, Carl ise Napoli’de ailenin finans işlerini yürütüyordu. 1810’lar ve 1820’ler boyunca tablo şuydu: Napolyon savaşlarının ardından ödenmesi gereken savaş tazminatları, koalisyon ordularına yapılması gereken ödemeler ve savaş sonrası yeniden inşa edilecek altı yapılar hükümetler için büyük miktarda sermaye ihtiyacı yaratıyordu. Devletlerin henüz modern merkez bankaları kurulmamış, uluslararası tahvil piyasaları ise yeni yeni oluşuyordu. Rothschild ağı, bu boşlukta, beş şehir arasında hızlı bilgi akışı, döviz ve kıymetli metal transfer kapasitesi ve devletlerle doğrudan müzakere edebilme yeteneği sayesinde öne çıktı.

Artık karşımızda birkaç kritik Avrupa başkentinde yerleşmiş, egemen devletlerin borçlanma ihtiyaçlarının karşılanmasında aracılık eden büyük bir hanedan vardı. Sermayesi ve nüfuzu hükümetlerle olan ilişkilerine bağlıydı; devlet tahvillerini uluslararası yatırımcılara pazarlıyor, savaş ve barış dönemlerinde hükümetlerin fon akışlarında rol........

© Daktilo1984