We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yoruldu-k

57 0 0
23.07.2021

Yetişkin hayatım, daha doğrusu profesyonel hayatım boyunca en dikkat çekici gözlemim, kurumların yani örgütlü yapıların sağlıklı çalışmamasının en başta gelen nedenlerinden birine dair gözlemim şudur:

Demokrasinin “camdan dışarı fırlatılıp atıldığı” ve istişarenin (görüş alışverişi - danışma), müzakerenin (tartışma), münazaranın (fikir yarıştırmaca) ve murakabenin (denetim) gündemden çıkarıldığı bir ortamda alınan kararlar asla ve kat’a sağlıklı olamaz.

Bunun en tipik örneklerini, şirkette ya da kurumda “Herkesten üstün, her şeyi herkesten çok iyi bilen, herkesten daha yüce” nitelikleri olduğuna inanılan bir “Beyefendi/Hanımefendi”nin bulunduğu yerlerde görürüz. Ona itirazın mümkün olmadığı (ya da mümkün olmadığına inanılan), farklı nedenlerle (çoğu zaman iş, makam ve ekmek korkusu, dışlanma ve şeytanlaştırılma (ve hatta bedel ödetilme - cezalandırılma korkusu ile) kimsenin itiraz etmeye cesaret edemediği durumlardan söz ediyorum.

Bahse girebilirsiniz. Oralarda alınan tüm kararlar (evet, iddia ile söylüyorum tüm kararlar) yanlıştır ya da yanlış sonuçlara götürür. Hep alkış vardır. Kritik sıfırdır. Bu da “doğru gibi görünen” kararların bile yanlış uygulama yoluyla yanlışlara neden olmasını beraberinde getirir.

Şirket ya da kurum ölçeğinde zarar, küçülme, başarısızlık ve belki iflasa sürükleyen bu durum,........

© Cumhuriyet


Get it on Google Play