Kalıcı fakirlik, mekânsal kilitlenme ve yeni sanayi politikaları |
Kalıcı fakirlik çoğu zaman gelir azlığından değil, düşük verimlilik-düşük ücret döngüsünden, zayıf öğrenme ve teknoloji yayılımından, kırılgan istihdamdan ve dışa bağımlı üretim yapısından doğar.
Çoğu zaman firmalar düşük teknolojiye sıkışır, ücret artışı kısırlaşır. KOBİ ekosisteminde bir teknoloji zayıflığı hali yaygındır. Gelir şoklara açık, sosyal koruma oldukça zayıftır. Bölgesel gelişmişlik farkı üretim sürecine aynı ülke içinde tuzaklar kurar. Bu yalın haliyle düşük verimlilik, zayıf insan sermayesi, sınırlı yatırım ve düşük kaliteli insan istihdamı öğeleri ile ağlarını sarmaya başlar.
Bu bir kısır döngüdür.
Kendi kendini besleyen bir olumsuzluklar ağı niteliğinde hem de.
Ücretler zaten düşüktür. Bu düşük ücret yapısı nitelikli insanın o bölgede kalmasının önündeki en büyük engeldir. Girdi yapısını nitelikli insan ve sağlam bir fiziksel sermayeye dayandırmayan firmalar insan sermayesinin daha gelişmiş bölgelere göçü nedeniyle yatırım kıtlığı içine girer. Diğer bir ifadeyle, beyin göçü yatırımcıları caydırır, yatırımların gelmemesi teknoloji ve öğrenme süreçlerini engeller; sonuçta verimlilik artışı gerçekleşmez.
Bölgesel tuzak, bireysel yoksulluktan farklı olarak yalnızca gelir destekleri veya sosyal transferle aşılabilecek bir sorun değildir. Temel problem, üretim kapasitesinin ve ekonomik faaliyetlerin mekânsal olarak kilitlenmiş olmasıdır.
Mekânsal kilitlenme hemen her ülkede olan fakat daha çok da kalkınmakta olan ülkelere özgü bir sorun olarak karşımıza çıkar.........