Çocuklarda ve toplumlarda üç tür doğum |
Yakın zamanlara kadar çocukların bir kez doğduklarından söz edilirdi. Şimdilerde bir çocuk için üç tür doğumdan söz ediliyor. Yaygın görüşe göre birinci doğum fizyolojik doğumdur, ikincisi psikolojik, üçüncüsü ise sosyal doğumdur. Bireylerin yaşamlarındaki üç tür doğumdan esinlenerek toplumların da benzeri aşamalardan geçerek milletleri ve devletleri oluşturduklarını düşünebiliriz.
Bebek anneden ayrılıp aldığı ilk nefesin ardından ağlamaya başladığında fizyolojik doğum gerçekleşmiş olur. Ortamın havası, ısısı, doğuma yardımcı olanların anneye ve bebeğe yaklaşımları doğan ve doğuran üzerinde kalıcı etkiye sahip olacaktır. Eğer hamilelik sürecinde ve doğum anında görev alan hekimler ve hemşireler anneye yeterince kibar ve anlayışlı davranmıyorlarsa bu görevlilere psikolojik destek verilmelidir. Çünkü bu tür itici davranışlar büyük ihtimalle kişisel travmalarından ve cinselliğe ilişkin sorunlarından kaynaklanmaktadır.
Giderek yaygınlık kazanan bir görüşe göre bebekler doğar doğmaz, daha yıkanmadan annelerinin bağrına konulmalıdırlar. Babanın da bağrına konulması gerektiğini savunanlar da var.
Doğum sonrasında bebeğin anneyle ilk teması psikolojik doğumdur. Bebeğin henüz bilinci yoktur ancak bu ilk temas bebeğin anne tarafından kabul edildiği, onaylandığı anlamına gelir. Bu noktada ikinci bir doğum söz konusudur, bebeğin gelecekteki güven duygusu psikolojik doğumla başlar.........