Çocuklara ve gençlere hüsnükabul
İletişim sırf konuşmak değildir. Bazen bir bebeğin altını değiştirme biçiminiz, bazen bir gencin itirazına gösterdiğiniz tahammüldür. Unutulmaya yüz tutmuş bir kavram olan “hüsnükabul”, çocukların ve gençlerin dünyasında “değerlisin” demenin en samimi yolu. Peki, biz çocuklarımıza dünyayı gerçekten sevecen bir yer olarak tanıtabiliyor muyuz?
İletişimin pek çok türü vardır. Karşımıza en çok sözlü ve sözsüz iletişim ayırımı ortaya çıkar. Kıyafetiniz, mimikleriniz, davranışlarınız sözsüz iletişimin bir parçasıdır. Sözlü iletişim kadar sözsüz iletişimle karşımızdaki kişileri, özellikle çocukları ve gençleri, genelde farkında olmadan etkileriz.
Hüsnükabul artık pek kullanılmayan, eskimiş sayılan bir ifade. Ancak çocuklarla ve gençlerle ilgili konumuzu irdelerken dilimizi zenginleştirecek ve işlevsel olacaktır kanımca. Hüsnükabul birisini iyi karşılama, ona güler yüz gösterme anlamına geliyor. Bebeklere, çocuklara ve gençlere ne tür mesajlar verilebileceği, onlara nasıl hüsnükabul gösterilebileceği konusunda psikoloji kapsamında elimizde zengin bilgiler var.
Bebek dünyaya geldiğinde henüz aynı dili konuşmuyor olsak da dilimizle, düşüncelerimizle, davranışlarımızla onlara birtakım mesajlar verebiliriz. Örneğin onlara “Aramıza hoş geldin, bizim için değerlisin. Senin ihtiyaçların bizim de ihtiyaçlarımızdır, ihtiyaçlarını keyifle karşılayacağız, altını keyifle değiştireceğiz” türünden masajlar verebiliriz. Anne baba ve birinci derecede yakınları bebeği sevebilir, öpebilir. (Ancak sokakta bebeği her görenin öpmesi doğru değildir.)
Kafalardaki cinsiyet ayırımı........
