Çocuk çeteleri
Ülkemiz için yeni sayılabilecek bir kavram çıktı ortaya, bu da çocuk çeteleri. Bazı Güney Amerika ülkelerinde vardı, bizde yeni. Organize çalışıyorlar bu çeteler, çocuk yaşta birisini öldürüyorlar bazen, sonra da şikayetçi olmasınlar diye ailesini tehdit ediyorlar. Adeta minyatür bir mafya. Minyatür ama sonuçta bir cana kıyıyorlar. Bazısı da bir çeteye mensup değil fakat evden silah alıp bir öğretmeni öldürüyor. Sonuçta farklı örüntüler içinde çocuklarda saldırganlık ortaya çıkıyor.
Çocuk katil olayı yeni değil. Kırsal kesimde bekar bir kızcağız hamile kalırdı; hamile bırakan kişi aile içinden biri olurdu bazen yani ensest olurdu. Aile meclisi toplanıp namusumuzu temizleyeceğiz gerekçesiyle bu kızı çocuk yaştaki erkek kardeşine öldürtürlerdi. Büyükler kendileri öldürmezlerdi, az ceza alsın diye bir çocuğa işletirlerdi cinayeti. Çocuk çetelerinin yapısı bu durumdan farklı. Çeteler kendi içlerinde, kendi inisiyatifleriyle organize oluyorlar.
SALDIRGANLIK DOĞUŞTAN MI?
Freud ve Lorenz gibi bazı kuramcılar saldırganlığın içgüdüsel olduğunu ileri sürmüşlerdir. Freud’a göre insanda doğuştan cinsel ve saldırgan dürtüler vardır. Margaret Mead’e ve bazılarına göre saldırganlık doğuştan değildir, öğrenilen bir şeydir.
Kanımca öfke içgüdüsel olabilir, tüm insanlarda saldırganlık dürtüsü bulunabilir ancak bunların davranışa dönüşmesini çevre şartları, yani öğrenme belirler. Örneğin bir haksızlığa uğrayan kişi öfkesini mizahla, yani yüceltilmiş (süblime edilmiş) şekilde ifade edebilir. Aynı haksızlığa uğrayan bir başkası sözel saldırganlığa, üçüncü........
