menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ahlak eğitimi

91 0
28.06.2026

Geçenlerde simitçide bir hanımefendi bana ayaküstü Grigori Petrov’un “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” adlı kitabını hediye etti. Bu kitaba ilişkin özel bir ayıraç bastırmıştı. Ayıraçta 6 Şubat depreminde Hatay’da yaşamını yitiren ağabeyi İlker Gökhan Şahin’in fotoğrafı vardı. Söz konusu kitabı öğrencilik yıllarımda okumuş, etkilenmiştim. Tekrar okuduğumda çok daha farklı biçimde etkilendim. Kitabı bitirdikten sonra, yıllardır savunduğum ahlak eğitimi konusunu daha yoğun savunmam gerektiği kanısına vardım. 20 yıl kadar önce “Ladesçi” isimli ilk romanımı yazdığımda Türkiye’nin en büyük sorununun dürüstlük eksikliği olduğunu ileri sürmüştüm. Bence şu an ülkem genelinde ahlak eğitiminin yanı sıra pozitif bilimlere inanma konusunda topyekûn bir eğitime ihtiyaç vardır. (Gelecek haftalarda, ‘Her duyduğuna inanmama’ başlığı altında bu konuyu ele alacağım.)

“Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabında anlatıldığına göre bir halk bilgesi olan Snellman ülkeyi dolaşarak vücut ve çevre temizliği, okumanın ve dürüstlüğün erdemi üzerine konferanslar vermeye başlamıştı. Onun bu çabasına katılan aydınların çığ gibi büyümesi sonucunda Finlandiya’daki büyük eğitim ve kalkınma hamlesi ortaya çıkmıştı. Ahlak eğitiminde -eğer milletçe istersek- Snellman’ın yaklaşımının kullanılabileceği kanısındayım. Snellman’a benzer bir yaklaşımı Singapur başkanı Lee Kuan Yew de uyguladı. İlkeleri, eğitim, dürüstlük, liyakat, kanunlara uyma ve sokakların temizliğiydi. Finlandiya’nın ve Singapur’un nüfusları başlangıçta benzerdi, iki milyondu.

AHLAK EĞİTİMİ NASIL OLMALI?

Öncelikle........

© Cumhuriyet