Siyasi tutuklamalar tek adam rejiminin son dönemlerinin panik fişeği değil mi? |
Şakayla karışık Cumhuriyet gazetesinin çatısı altında, uzun yıllar boyunca “sokak gazetecisi” olmakla övünmüş olarak 60. yılıma girmiş bulunuyorum. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ı ise ilk İstanbul Belediye başkanı olmaya çalıştığı yıllardan başlamak üzere, birçok siyasal kulis çalışmalarını da kapsıyor olarak yakından izleyebilenler arasında sayılırım. Kuşkusuz İstanbul Belediye başkanı seçildiği yılların kulis çalışmaları sonrası, siyasette en hızlı adımlarını birkaç aylık şiir okuma gözaltısını siyaseten çok yerinde kullanabilmiş olarak en hızlı yükseliş noktasının altını çizmek gerek.
Bana sorarsanız Milli Görüş kadroları içinde önemli yeri varken 2000’li yıllarda en güçlü atağını, hızlı bir kopuşla, o dönemler için Fethullah Gülen ekibi ile attıkları adımlarda yakalamıştı. Babıâli’nin güçlü patronlarının da “Fırsat bu fırsat” diyerek işçi sınıfımız için bile anlamlı haklar getiremeyen iş güvencesi görüşmelerinde, gazetecilerin biricik güvenceleri 212 sayılı yasal güvencemizi uçurmak sevdaları yaşanmıştı. Kaçınılmaz Meclis görüşmelerinde sağcısı-solcusu tüm gazeteciler Meclis kulislerinde oynatılan hukuk oyunlarını izlemek zorunda kalmıştık.
Ayrıntıları ile dönen tüm........