Çağdaş Yaşam’ı, Türkan Saylan’ı unutma hakkımız lüksümüz yok |
Öncelikle, yazımın başlığının kendi kendime kızgınlığımın yanısıması olduğunun altını çizmeliyim. Dün sabah ikinci sayfamızın altında, Cumhuriyet Kitap’ın yayını, Türkan Saylan’ı anlatan “At Kız” kitabının kapağındaki güler yüzlü fotağrafına özlemle takılmasam, ölüm tarihinin dün olduğunu atlamış olacaktım. Yaşam boyu üretimlerini, enerjisini, sadece Çağdaş Yaşam’ın kızlar öncelikli, eğitime katkıları ile sırlı kalmaksızın... Bilime, el sürülmesi korkulan cüzzam hastalarına katkılarını... Yaşamın her alanında, insan odaklı tüm değerlere, kültürümüze dönük, örnek insan olarak sınırsız enerji ile koşturmalarındaki coşkulu, neşe saçan, insanları peşinden koşturan gücünü...
İçgüdüsel, kitap ilanındaki doğum ile ölüm tarihleri üzerinden hesap yapınca da aramızdan ayrıldığında 74 yaşında olduğunun ayrımına vardım. Tıp alanından bir bilim kadını için çok erken bir yaş olduğu gerçeği canımı acıttı. Hastaneye kaldırıldığı ünlü fotoğraf karesini gördükten sonra, elbette ertesi sabah kaldırıldığı Çapa Hastanesi’ne koşturmuştum. Koridorlarda bilgi alabileceğim bir tanıdık yüz araştırıyordum. Uzaktan ismini bilmediğim bölümün sorumlusu kadın öğretim üyesinin seslenişini duydum. “İçeri........