Eğitimin kaptanları...

Mustafa Kemal bir Osmanlı askeriyken... Yayılmacının imparatorlukta kendi dini, diliyle niçin onlarca okul açtığını... Kapitülasyonlarla politik, ekonomik, psikolojik ve askeri güçlerini topluca kullanmaya çalıştığını ilk gören, öngörüsü yüksek bir yurtseverdi. Sarayın söylediğini, yazdığını anlayamayan, salt asker olması, vergisi için aranan, kendisine inanan yoksul bir halkla ulusal direnişi başlattı.

İmparatorluğun her köşesi işgal edilmiş... Dört tekeri olmayan araçlarla ulaşım, telgrafa mahkûm iletişimle bir halk direnirken, çöküşün ana nedeni eğitimken... Bu gerçeği anlamayanlar bugün iktidarda.

Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı sürerken 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisini kurar... “Ankara Hükümeti”nin küçücük savaş bütçesiyle 2 Mayıs 1920’de kurduğu ilk bakanlıklardan birinin, “Maarif Vekâleti” olmasını algılayamayanlar... 1950’lerden beri milliyetçilik rolüyle koltuk için sarığı sandığa dolayarak Mustafa Kemal’le, cumhuriyetle, laiklikle hesaplaşma aymazlığını... 1980’lere dek perde arkasında, son yıllarda açık açık “saltanat, hilafet, şeriat” aşkına çevirenler... Arapça, Arap abecesi güzellemesiyle sarayın refahı için yüzyıllarca eğitimde, ekonomide yanlış........

© Cumhuriyet