‘Yardımsever Trump’ ve yeni emperyalizm

Donald Trump iki halka birden “yardım” vaat ediyor. İranlılara “Özgürlük yakında” diyor, protestoculara sesleniyor. Venezuela’da ise iş daha da ileri gitti: Devlet Başkanı Maduro’nun fiilen kaçırılıp ABD’de yargılanmasıyla sonuçlanan bir müdahalenin ardından, ülkeyi “yönetmekten” ve petrolünü “almaktan” söz ediliyor. Söylem tanıdık: Halklara yardım. Gerçek ise artık gizlenmiyor: Yeni bir emperyalizmle karşı karşıyayız.

İran ve Venezuela bu yeni dönemin iki vitrini gibi duruyor. İran, yıllardır yaptırımlarla boğulmuş, ekonomisi çökmüş, dini ve baskıcı bir rejim tarafından uygulanan politikalara karşı toplumsal öfke biriktirmiş bir ülke. Ama şunu da unutmamak gerek: Hem Trump hem de ondan önceki ABD yönetimleri, İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı uygulanan ve bugün protestoları tetikleyen yüksek enflasyonu körükleyen ağır yaptırım rejiminin sorumluluğunu taşıyor. Venezuela ise enerji kaynakları üzerinden açıkça hedef alınan, egemenliği fiilen aşındırılmış bir devlet. Her iki örnekte de “özgürlük”, “demokrasi”, “halkın yanında olmak” gibi kavramlar dolaşımda. Ama sahaya baktığınızda görünen tablo daha eski ve daha çıplak: Güç kimdeyse karar da onda.

Trump’ın dili bu açıdan kritik. Önce tehdit vardı: nükleer silahlar, füze programları, “küresel tehlike”. Şimdi ton değişti: “Sizi kurtaracağız”, “Yardım yolda”.........

© Cumhuriyet