We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sözüm meclisten dışarı

62 23 174
03.03.2019

François Georgeon’un Osmanlı-Türk Modernleşmesi (*) adlı kitabında, Ahmet Ağaoğlu’ndan yapılan ilginç bir alıntı okudum. Tektaş Ağaoğlu’nun dedesi, Demokrat Parti döneminde bakanlık yapan yazar Samet Ağaoğlu’nun babası olan Ahmet Ağaoğlu Cumhuriyetin kuruluşunda görev almış, Büyük Millet Meclisi’nde milletvekilliği yapmış önemli bir aydın, yazar ve siyasetçi idi. 1927’de İstanbul’da yayımlanmış ve Doğu’da toplum ile devleti tahlil ettiği Üç Medeniyet (**) adlı kitabında şu hikâyeyi anlatıyor:

***

“Amcam, Karabağ’da Aras Nehri üzerinde kâin (bulunan) malikânesine gider. Nehrin öteki tarafında sakin (yaşayan) İran hanlarından (beylerinden) birisi kendisini misafir davet eyler. Bu meyanda o zaman veliaht ve bilahire (daha sonra) şah olan Muzaffereddin o taraflara av için gelir. Bittabi (doğal olarak) bütün bunlar huzuruna şitaban olurlar (koşarak giderler). Amcamı davet eden han da kendisini alır ve veliahtın huzuruna gider. Avdan sonra bir mevkide istirahat edilirken veliaht dürbününü ufka doğru tevcih eder ve derhal hanlardan birisini yanına çağırarak: ‘Şu dağın yamacında çok güzel bir at ve sırtında da çok güzel bir halı var, gel bak!’ der. Han........

© Cumhuriyet